fbpxAnkara Havadis

Son Dakika

Ankaralı Ressam Karakul'un Sergisi İstanbul'da

Ankaralı Usta ressam Süleyman Karakul’un ‘Çizgisel Dönüşümde 45. Yıl’ başlıklı sergisi İstanbullu sanatseverlerle buluştu.

Resimlerinde Anadolu insanın özlemlerini, emeğini, Türk milletinin bağımsızlığı işleyen Karakul’un sergisinin açılışı yoğun ilgi gördü. İstanbul Teşfikiye’de Ellen Art Galeri’deki serginin açılışına Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şule Perinçek de katıldı. Sergi 5 Şubat’a kadar görülebilir.

HALKIN DURUŞU, SICAKLIĞI KARAKUL’UN RESİMLERİNDE

Doğu Perinçek sergiye ilişkin şunları söyledi: “Halkın duruşu, bakışı, sıcaklığı, emeği, gözleri hepsi bu Süleyman Karakul’un resimlerinde var. Anadolu’nun içinden çıkan bir insan ancak bu duruşu verebilir. Şu bakraç taşınan resme bakın, bakraç taşımamış, bakraç taşıyan kızlara aşık olmamış bir ressam bunu yapamaz. Çok güzel, insanın içini açan resimler, umut veren, gelecekle ilgili iyimserliği güçlendiren usta bir ressam işi. Belki sanat aristokrasisinin içinde değil ama halkı içinden çıkan büyük bir ressam Süleyman Karakul. Onun resimleri Türk resmine çok önemli katkılar sağlayacak. Bütün sanatseverlerin, Türk emekçisine kendini bağlayanların bu sergiyi görmesi lazım.”

Sergiye ev sahipliği yapan Ellen Art Galeri’nin yöneticisi Tuğba Aydın da ‘’Duruşu olan onur duyduğum bir ressam Süleyman Karakul. Kendine has çizgisiyle, renkleriyle Anadolu’nun emekçisini tuvallere aktarıyor. Gelecek nesillere örnek gösterilebilecek bir sanatçıyı ağırladığım için mutluluk duyuyorum’’ dedi.

SANATÇI KENDİ YAŞAMININ İZDÜŞÜMÜNÜ YANSITIR

Ressam Karakul’la da sergiye ve sanatına ilişikin merak edilenleri konuştuk.

-Serginizi Ankara’dan İstanbul’a taşıdınız. İstanbullu sanatseverlerle buluşurken düşünceleriniz hisleriniz nelerdir?

İstanbullu sanatseverlerle buluşmak zevk ve görev benim için. İşlerimi farklı şehirlere ulaştırmayı, oradaki insanlarla buluşturmayı vazife ediniyorum. Düşüncemi, duygumu, dünya görüşümü tuvale akatarıyorum. Ortaya çıkanı paylaşmak da mutluluk veriyor.

-Eserlerinizde Anadolu insanının duygularını ve emeğini işliyorsunuz, resimlerinizi ‘türkülerin resmi’ diye de nitelendiriyorsunuz. Resimde bu konuları işlemenizdeki, böyle bir yol şeçmenizdeki etkenler nelerdir?

Etkenlerin esas kaynağı böyle bir ortamda yaşamış, o kültürü özümsemiş olmamdır. Kırsal kesimdeki insani ilişkileri, kolektif anlayışı, imece ruhunu, işlerle ilgili özel hareketleri kaynak olarak alıyorum. Bu bir halk kültürüdür ve bunun özünde de türkü vardır. İnsanlar o işleri yaparken de türküler söylüyorlar. Bu anlamda türkünün resmi, resmin türküsü ikilemi içerisinde birbirini bütünleyen şeyler bunlar esas olarak.

-İşlediğiniz konuların görev olduğunu da belirtiyorsunuz. Sanatçı, halkın özlemlerini, emeğini, mücadelesini işlemekle görevli midir?

Sanatçı kendi yaşamının izdüşümünü yansıtır. Onun yaşantı biçimi, kültürel ve sınıfsal yapısı neyse onu işlerinde verir. Bir kolaycı ‘’Ben yaptım oldu’’ anlayışı da var tabii. Ama halka uzak işlerin geleceği yok. Geleceği olanlar samimi olan, içindekini dışarı yansıtan ve bunu teknikle de buluşturanlardır.

İLKEM: FELSEFESİ OLAN RESİMLER YAPMAK

-Yarım asra yakın sanat hayatınızda sizi etkilyen sanat anlayışı nedir? Örnek aldığınız, yakınlık kurduğunuz sanatçılar var mı?

Benim ilkem felsefesi olan resimler yapmak. Bu yüzden benim yakınlık kurduklarımda bu ilke doğrultusunda olanlardır. Türkiye’de bunun örnekleri var, toplumcu resimler yapan Neşet Günal’dan Nuri İyem’e İbrahim Balaban’a kadar birçok sanatçı sayabilirim. Yurtdışında da bu Van Gogh, Picasso gibi felsefe içerikli resim yapanlara yakınlık duyuyorum.

-Siz aynı zamanda bir eğitimcisiniz. Öğretmen ressam olarak, bugün ressam adayı gençlere neler tavsiye edersiniz?

Öncelikle resim yapmayı sevsinler, işlerinde kendi özlerini yansıtsınlar.

Daima samimi olsunlar, yapmacık olmasınlar. Hiç bir zaman kolaycı bir anlayışa kapılmasınlar. Resim emek isteyen bir iştir.