fbpx Ankara Havadis

"Taşa Ve Emeğe Övgü"

Heykeltraş Dinçer Güngörür’ün Şerefiye Sarnıcı’ndaki Taşın Perileri başlıklı sergisi, taşa ve ona biçim veren emeğe bir saygı duruşu niteliğinde. Kavramsal malzemesini de maddi malzemesi gibi Anadolu’dan devşiren Güngörür, yaşadığımız coğrafyanın söylencelerinden, aşk hikayelerinden yola çıkmış.

Restore edilerek, geçen yıl Nisan ayında ziyarete açılan bin 600 yıllık Şerefiye Sarnıcı şimdilerde heykeltraş Dinçer Güngörür’ün Taşın Perileri başlıklı sergisine evsahipliği yapıyor. Geçmiş dönemlerde Constantinus veya Theodosius Sarnıcı adını taşıyan, 19. yüzyıldan sonra da Şerefiye Sarnıcı olarak anılan yapı, yeniden ziyarete açıldığından beri üç sergiye mekan oldu.

Küratörlüğünü Mehmet Nuri Şen’in yaptığı sergide Güngörür’ün 45 civarında mermer heykeli sergileniyor. Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü mezunu sanatçının bu 15. kişisel sergisi. "Bu mekanı ilk gördüğümde burada bir sergi yapmak beni çok heyecanlandırmıştı” diyor.

taşa-ve-emeğe-saygı-sanat-sergisi

 

Anadolu’nun en güzel Afyon, Bilecik, Konya, Kütahya, Kemalpaşa, Muğla, Marmara mermerleri sanatçının emeğiyle heykele dönüşüyor. Her heykelin taşı önemli, künyesinde kaynağı belirtilmiş. Bu ülkenin yetiştirdiği en önemli heykeltıraşlardan Meriç Hızal da sergilerinde kullandığı taşların nereden geldiğini belirtir. Önemsiz bir ayrıntı gibi görünen bu bilgiler aslında sanatçının aidiyetini, köklerinin bulunduğu topraklara bağlılığını gösterir. Ve bu aidiyet, tıpkı değerli Meriç Hızal’da olduğu gibi evrensel yapıtlar üretmenin önünde bir engel değildir.

Sergisi 2 Eylül’e kadar izlenebilecek olan Dinçer Güngörür; Hattuşaş’taki, Çatalhöyük’teki, Magnesia’daki, Efes’teki ve daha bir çok kadim kültürün izlerini taşıyan bu toprakların sanatçısı, o kültürlerin insanlığa bıraktığı heykel geleneğinin temsilcisi ve hala aynı taşları yontuyor.