fbpxAnkara Havadis

Son Dakika

Corona virüsünün yarattığı panik ve gerçekler

Üç yıldır Pekin’de yaşayan ve kısa bir süre önce Türkiye’ye dönen biri ve Türk Öğrenci Birliği’nin Pekin yöneticisi olarak, corona virüsü ile ilgili gözlemlerimi sizlerle paylaşacağım.

Corona virüsü hakkında çok fazla gerçek dışı haber mevcut. Bununla beraber olay ciddiyetini koruyor. Şu ana kadar teşhis konulan kişi sayısı 24.953. Toplam ölüm sayısı 699. Taburcu edilen kişi sayısı ise 1115.

Corona virüsüyle ilgili onlarca haber duyduk. Virüsle içli dışlı olmamız pek uzun sürmedi. “Neyse ki” çok kısa zamanda birçok kişi corona virüsü uzmanı oldu ve sayelerinde “aydınlandık”. Onlar konuştukça kafamız karıştı. Çok kısa zamanda belki de en çok paniğe kapılan ülkeler arasına girdik.

Salgın için ilk olarak önlemler alınmaya başlandığı zaman (20 Ocak tarihini ele alabiliriz), Çin Devlet Başkanı Şi Jinping virüsün tehdit haline dönüşmesiyle beraber “Halk sağlığını birinci sıraya koyuyoruz” dedi. Bu açıklamayı yaparken de Çin Komünist Partisi’nin önderliğine vurgu yaptı. Çok hızlı bir şekilde tedbirler alındı. Gelin, bu tedbirlere beraber bakalım ve Çin’deki yaşam nasıl ilerliyor sizlere aktaralım.

Hangi önlemler alınıyor?

Çin genelinde kimi okullar ikinci bir habere kadar okulların açılış tarihini ertelerken kimisi çevrimiçi (online) eğitim veriyor. Öğrencisi olduğum Pekin Beihang üniversitesi çevrimiçi eğitim verecek okullardan bir tanesi. Henüz derslerin nasıl ilerleyeceği hakkında bilgi sahibi olmasak da okulumuz önceden belirlenen tarihte açılacak. Fakat Mart ayından önce Çin’e geri dönmememiz konusunda okul tarafından uyarıldık.

Ülkesine dönenler veya dönmeyenler, WeChat üniversite gruplarında (WeChat, WhatsApp’a benzer bir uygulama) ne yapmaları gerektiği konusunda günde birkaç kez bilgilendirildi. Üniversite kampüsünde yaşayanlar, üniversite dışına çıkmamaları konusunda uyarıldı. WeChat uygulamasına “sağlık” kısmı eklendi ve salgın konusunda bütün sorunlar buradan gideriliyor. Aynı zamanda üniversitenin kurduğu sistemde sınırlı sayıda maske alınabiliyor. Sisteme öğrenci numaranızı giriyorsunuz, isminizi, soy isminizi dolduruyorsunuz. Ardından dağıtım noktalarından maskelere ulaşabiliyorsunuz.

Çin dünyanın en büyük maske üreticisi olmasına rağmen maske dağıtımı konusunda yeterli olamıyor. Günlük 20 milyon maske üreticisi olan Çin’in yetersiz kalmasının üç nedeni var: Bunlar, Çin yeni yılında üretimin durdurulmuş olması, maskelerin kullanım ömrünün kısa olması ve hepimizin tahmin ettiği üzere 1,5 milyarlık kalabalık nüfus.

Salgın yayıldıktan bir süre sonra, 100 milyona yakın nüfusu olan Hubei eyaleti gözlem altına alındı. Eyalete girişler ve çıkışlar durduruldu. Giriş noktalarında kontrol yapıldıktan sonra insanlara gıda temin ediliyor.

Toplamda 29 bölgeden 10000’e yakın sağlık görevlisi başka şehirlerden Hubei bölgesine taşındı. Ordu da sağlık personellerine destek verdi. Bu sorunun sadece sağlık personellerinin değil, devletin bütün organlarının görevi olduğu belirtildi.

10 gün gibi kısa bir sürede salgınla mücadele etmek için Wuhan’da iki hastane inşa edildi, yatak yetersizliğinden dolayı yatak bulamayan hastalar hastaneye yerleştirildi. Bu esnada Wuhan Hongshan Stadı, Wuhan Salonu ve Wuhan Uluslararası Gösteri Merkezi hastaneye dönüştürüldü. Wuhan Uluslararası Gösteri Merkezi 1800 yataklı hastane haline getirildi. Bu nokta oldukça önemli. Hafif dereceden hastalar önce buraya getiriliyor; eğer durumları ağırlaşırsa, gösteri merkezinin karşısında yer alan Huazhong Bilim ve Teknoloji Hastanesi’ne gönderiliyor ve tedavilerine burada devam ediliyor.

Hastalık dokunma, solunum, öksürük yoluyla bulaşma riski taşıyor. Bu nedenle sosyal medyada, CCTV’de, hatta yaşlıların teknolojiyle ilişkisi de göz önünde bulundurularak megafonlarla halka duyurular yapılıyor. Aynı zamanda hastalıkla ilgili yeni bilgilerle karşılaşıldıkça bu bilgiler kamuyla paylaşılıyor.

CCTV’de günlük raporlar sunuluyor, halk düzenli olarak bilgilendiriliyor. Bu raporlarda  virüsün nasıl bulaştığı, maskelerin nasıl takılması gerektiği, korona virüsünün vücuda girdikten sonraki belirtileri, virüsün en yaygın olduğu bölgeler gibi birçok yeni konuda bilgiler verilerek halk düzenli olarak bilinçlendiriliyor.

16.000’den fazla sağlık ürünü (koruyucu maske, ilaç, temizlik ürünleri, vs.) gümrük vergisine tabi tutulmadan 2 Şubat tarihinde Çin sınırlarına giriş yaptı.

Virüsün yayılması, Çin yemek kültüründen mi kaynaklanıyor?

Çin yemek kültürüne son zamanlarda çok ciddi saldırı var. Eleştiri diyemiyorum, çünkü bilinenler, aslında duyulanlar kadar ve doğru değil... Saldırılar ise bilinçli. Öncelikle size Çin’de yaşadığım 3 yıllık süreçten örnekler vereceğim. Çin yemekleri oldukça zengin; her bölgenin kendine özgü yemekleri var. Güney bölgesindeki insanlar genellikle pirinç, kuzey bölgesindeki insanlar ise makarna ve benzeri ürünleri çok tüketiyor. İç Moğolistan ve Şinjiang bölgesinde dana eti tüketimi çok yaygın.

Çin’de bulunduğum sürede, dışarıda yemek yemeye çıktığım ve Türk restoranlarına gitmediğim zamanlarda batı mutfağı yerine Çin mutfağını tercih ediyorum. Özellikle sebze ve kırmızı et ağırlıklı Hunan ve Sichuan bölgesine ait olan Malatang ve Xiangguo en sevdiğim yemekler arasında yer alıyor. Aynı zamanda Çin’in her noktasında Müslüman lokantaları bulmanız mümkün. Et ağırlıklı Uygur yemekleri Çin’in en sevilen yemekleri arasında. Misafiri olduğum Çinli arkadaşlarımın evlerinde genellikle tavuk, dana ve domuz eti pişiyor. Aynı zamanda az pişmiş sebze tüketmeyi de seviyorlar. Sebzeyi genellikle bir dakika suda haşladıktan sonra çok kısa süre tavada soya fasulyesiyle kavuruyor ve öyle servis ediyorlar. Sebzelerin ne çiğ bir tadı var ne de çok pişmişler. Bununla beraber bizim alışık olmadığımız yemekler Çinlilerin küçük bir kesmi tarafından tüketiliyor.

Salgının Çin yemeklerinden çıktığı kanıtlanmamakla beraber balık pazarına çıkan birçok kişide bu hastalığın bulunması, hastalığın buradan yayıldığı konusundaki şüpheleri artırıyor. Şu an Çin’de yabani hayvan satışı yasaklanmış durumda. Dünya gıda güvenliği araştırmalarına göre Çin ürünleri gıda kalitesi bakımından dünya çapında 35. sırada yer alıyor ve bu sıralama ortalamanın üstünde.

Bu kısımla ilgili söyleyeceklerim özetle şöyle: Çin mutfağı oldukça zengin ve lezzetli yemeklere sahip. Bana kalırsa, Çin yemekleri dünyanın en lezzetli yemekleri arasında. Salgının kaynağı ile ilgili temkinli olmakta yarar var diye düşünüyorum. Fakat salgını Çin yemek kültürü ile birleştirmek yersiz. Nitekim bugüne kadar Arap yarımadasında ve Amerika’da da ortaya çıkan salgınlar da oldu.

Çin hayalet bir ülke haline mi geldi?

Çin’de hayat eskisi gibi olmasa da devam ediyor; etmek zorunda. Fakat insanlar oldukça az dışarı çıkıyor, gıda ihtiyaçlarını aldıktan sonra evlerine geri dönüyor. Toplu alanların bulunduğu turistik yerlere, kafelere gitmiyorlar ki doğru olanı da bu. Fakat Çin’de temel gıda ürünlerine ulaşma konusunda hiçbir sıkıntı yaşanmıyor. Ulaşım bir sorun değil. Fiyatlarda artış olmadı (maske fiyatları dışında). Şi Jinping 7 Şubat tarihinde ÇKP Politbüro toplantısında çok önemli açıklamalar yaptı. Salgına karşı önlemler alınırken aynı zamanda reel ekonominin sürdürülmesi gerektiğini hatırlattı. Orta halli refah toplumu kurma ve yoksullukla mücadele için bu seneki ekonomik kalkınma planlarında ısrarcı olacaklarını söyledi. Nitekim Çin’de kimi işletmeler geçtiğimiz günlerde üretime başladı.

Kimi iş yerleri ise evden çalışma yürütmeleri konusunda çalışanlarına bilgi verdi. Bazı şirketler belirli bir süre çalışmalarını bu şekilde sürdürecekler.

Kısacası Çin’de insanların sokağa çıkmaması Çin’in ve bütün dünyanın hayrınadır diyebiliriz. Fakat bu çok uzun sürmeyecektir. Çin salgınla mücadele ederken aynı zamanda reel ekonomiyi tekrardan hayata geçirecektir. Reel ekonomiyi tekrardan hayata geçirmek ise yeni sorunları doğuracak ve bu sorunlara karşı yeni tedbirler alınacaktır.

 

1.5 milyarlık bir nüfusun sağlığı örgütlü bir toplumla korunuyor

Çin, böylesine önemli bir sorunla karşılaşmasına rağmen, sorunun üstesinden gelmesini, dünyanın en örgütlü toplumu olmasına borçlu. Bugüne kadar Çin’in en büyük başarısının örgütlü hareket etmesi olduğunu söyleyebiliriz. Virüs Hubei eyaletinde sıkışmış durumda ve hayatını kaybedenlerin yüzde 97’si bu eyaletten. Elbette pembe bir tablo çizmemiz mümkün değil. Eksiklikler var, önlemlerin geç alındığı konusunda eleştiriler var. Salgınla mücadele eden doktorun kaybı Çinlileri ve bizleri derinden sarstı. Salgın yayılmaya devam ediyor. Fakat sevindiricidir ki taburcu olanların sayısı parabolik olarak artıyor ve ölenlerin hastalığa yakalananlara oranı %2,84. Ölenlerin önemli bir kısmının daha öncesinde de bir rahatsızlığı bulunduğu belirtiliyor. Ölenlerin önemli bir kısmı  50 yaş üzeri insanlardır. Bununla birlikte virüs 9 aylık bir bebeğe de bulaşmış, fakat bebeğin sağlığı yerinde. CCTV olumlu ve olumsuz her bilgiyi günlük olarak yayınlıyor, toplumu bilgilendiriyor.

 

Çin’de yaşayan Türkler, Türkiye’de çıkan haberlerden rahatsız

Türkiye’de, özelikle sosyal medyada çıkan haberler Çin’de yaşayan Türklerin önemli bir kısmını rahatsız ediyor. Çünkü haberler gerçek dışı. Bu insanlar, ailelerinden binlerce kilometre uzakta eğitim görüyor, ticaret yapıyor veya kamu görevlisi olarak çalışıyor. Türkiye’de çıkan haberler ne yazık ki burada yaşayan 4000 kadar Türk’e daha fazla yük olmuş durumda.

Sonuç olarak Çin hükümeti, salgına karşı önlemler almaya başladıktan sonra bilgiyi paylaşmakta, toplumu bilgilendirmede, temel gıda maddelerini temin etmede, tedavilerde karşılaşılan alt yapı yetersizliklerini gidermede başarılı oldu.

Çin Corona virüsüne karşı zafer kazanacak. Çin’in zaferine inancımız virüse karşı mücadelede birikimli ve örgütlü bir toplum olması, halk sağlığını birinci plana koyan sosyalist yönetimine olan güvenimizden kaynaklanıyor.

Kaynaklar

CCTV Günlük haber kanalı (Kanal 13)

http://news.cctv.com/2020/02/07/ARTIS204hjcy5e0zYaVqzpIZ200207.shtml?spm=C96370.PsikHJQ1ICOX.Em32AuyOHUeL.11

https://mp.weixin.qq.com/s/WEm3aj5i4n48H7x8D-3d2A

https://foodsecurityindex.eiu.com/

 

Utku Güngör

Pekin Beihang Üniversitesi Enerji Mühendisliği Yüksek Lisans Öğrencisi