Doçentlik Yönetmeliğindeki Son Değişiklikler Neler Getirdi

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, Resmi Gazete’de bugün yayımlanan bir Yönetmelikle, halen yürürlükte olan Doçentlik Yönetmeliği’nde önemli değişiklikler yaptı.  Yeni düzenlemeye göre doçentlik başvuruları yılda üç kez yapılabilecek. Ayrıca gerçekleştirilen değişiklikle, doçentlik dosyalarının jüri tarafından incelenmesi aşamasında yapılması gereken etik değerlendirmenin dosyanın nitelik değerlendirmesinden önce yapılması mecburiyeti getirildi. Bu yazımızda, yeni düzenlemede öngörülen değişiklikler ve buna ilişkin hukuki değerlendirmelerimi kaleme aldım.

YILDA ÜÇ BAŞVURU

Yeni Yönetmeliğe göre doçentlik başvuruları bundan sonra yılda üç kez yapılacak. Ancak bu kural (yılda üç başvuru) 01/01/2021’den sonra yürürlüğe girecek. Doçentlik başvuruları Ocak, Mayıs ve Eylül ayının yirminci günü başlayacak ve ilgili ayın son çalışma gününün mesai saati bitiminde sona erecek.

Bugünkü değişiklikle Yönetmeliğe konulan yeni hükme göre, Üniversiteler arası Kurul, başvurularda, öğrenim belgesi, tez ve yabancı dil belgesinin eksik/hatalı olduğunu tespit ederse, başvuruyu iptal edecek. Ancak doçentlik başvurusu iptal edilen aday,izleyen dönemlerde yeniden doçentlik başvurusunda bulunabilecek.

İKİNCİ DOÇENTLİKTE YENİ YAYIN ŞARTI

Keza bugünkü değişiklikle getirilen yeni kurala göre, denkliği kabul edilenler dahil olmak üzere, daha önce bir bilim/sanat alanından doçentlik unvanı aldıktan sonra başka bir bilim/sanat alanından yeniden doçentlik başvurusunda bulunan adaylar, aldıkları doçentlik unvanına esas olan akademik çalışmaları yeni başvurularında puanlayamayacak. İkinci doçentlik başvurusu tümüyle yeni ve farklı akademik çalışmalarla yapılacak.

JÜRİNİN OLUŞUMU

Yeni düzenlemede doçentlik jürisinin oluşumu konusunda da bazı değişiklikler yapıldı. Buna göre, Doçentlik Komisyonu tarafından, süresi içinde başvurusunu tamamlayan adaylardan her biri için, başvurulan bilim/sanat alanı göz önünde bulundurularak değerlendirme yapmak üzere beş asıl ve iki yedek üyeden oluşan jüri kurulacak. Adayın başvurduğu bilim/sanat alanında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde jüri, üç asıl ve bir yedek üyeden oluşturulacak. Jürinin üç kişi olarak teşekkül ettirilememesi halinde ise jüri en yakın bilim/sanat alanından tamamlanacak. Bu durumda da jüri üç asıl ve bir yedek üyeden meydana gelecek.

ETİK İNCELEME ÖNCELİKLİ

Bugün yapılan değişikliğin en önemli yanı, doçentlik dosyalarının etik yönden incelenmesine öncelik verilmesinin kural haline getirilmiş olmasıdır.Aslında mevcut durumda da doçentlik jürisi üyelerinin, herhangi bir eserde bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık tespit etmeleri halinde bu durumu Üniversiteler arası Kurula bildirme mecburiyeti bulunmaktaydı. Fakat eski düzenlemede jürinin etik yönden incelemeyi hangi aşamada yapacağı hususu belirsizdi. Yapılan değişiklikle, doçentlik değerlendirme jürisinin, başvuru dosyasını ilk önce bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık bulunup bulunmadığı ve asgari başvuru şartlarının sağlanıp sağlanmadığı yönünden değerlendirme zorunluluğu getirdi.

ETİK İHLAL TESPİT EDİLİRSE

Jüri üyesi, bilimsel araştırma ve yayın etiğinin ihlal edildiği yönünde bir tespitte bulunursa bu görüşünü raporlaması gerekiyor. Bu değerlendirme raporu ise Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu tarafından incelenecek. İlgili Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu tarafından incelenen bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası haklı bulunmaz ise doçentlik değerlendirme süreci kaldığı yerden devam edecek. Ancak bu durumda bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiasında bulunan jüri üyesinin görevi de sonlandırılacak.

Elbette  bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında yapılacak inceleme neticesinde etik ihlal kararı da verilebilir. Bu durumda  adayın başvurusu iptal edilecek. Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden doçentlik başvurabilecek. Yeni düzenlemeye göre, bu durumda yeniden doçentlik başvurusunda bulunan adaya, etik ihlal tespitine konu olan yayınlarını belirtme zorunluluğu getirildi. Ancak aday, etik ihlal tespitine esas olan yayınlarını beyannamede  kullanamayacak.

ASGARİ BAŞVURU ŞARTI

Jürinin adayın asgari başvuru şartlarını sağlamadığı yönündeki değerlendirme raporları ise Doçentlik Komisyonu tarafından incelenecek. Doçentlik Komisyonu, adayın asgari başvuru şartlarını sağlamadığını tespit ederse adayın doçentlik başvurusunu iptal edecek. Bu durumda Doçentlik Komisyonu kararı asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin jüri raporları da eklenmek suretiyle doçent adayına gönderilecek. Aday, daha sonraki süreçte asgari başvuru şartlarını sağlarsa isterse sonraki dönemlerde yeniden başvuru yapılabilecek.

ETİK İHLAL YOKSA

Peki, doçentlik değerlendirme jürisi, adayın dosyası hakkında bilimsel araştırma ve yayın etiği ihlali bulmaz ve asgari başvuru şartlarının da sağladığını tespit ederse süreç nasıl işleyecek?

Bu durumda jüri, adayın akademik çalışmalarının niteliği ve bilim/sanat alanına katkısını esas alarak, “başarılı” veya “başarısız” bulduğunu belirten bir rapor hazırlayacak. Yönetmelikle bu raporun ayrıntılı ve gerekçeli olması zorunluluğu getirildi. Gerçekten bu raporlarda bir standart uygulama olmadığı bilinmektedir. Şahsen hukuki ihtilafa konu olmuş çok sayıda dosyayı inceleme fırsatı buldum. Maalesef, özellikle de adayın başarısız bulunduğu raporların bir kısmı yarım sayfa bile değildi. Bu durum raporların hukuki denetimini de güçleştirmektedir. Burada kanaatimizce Üniversiteler arası Kurul akademik çalışmaların nitelik değerlendirmesi yapılırken dikkate alınması gereken ölçütler belirlemelidir. Bu durumda raporlarda en azından bu ölçütler nazara alınarak bir değerlendirme yapılması zorunluluğu olacağından bilhassa adayların başarısız bulunduğu raporların hukuki denetimi daha kolay yapılabilecektir.

Yeni düzenlemede de eskisinde olduğu gibi jüri üyelerine değerlendirme raporunu hazırlamak üzere her aday için azami bir ay süre verileceği ifade edildi. Burada jüri üyesine ek süre talep hakkı da tanındı. Bu durumda Doçentlik Komisyonu, gerekli hallerde bir aya kadar ek süre verebilecek. Değerlendirme raporunu süresi içinde Doçentlik Bilgi Sistemine yüklemeyen jüri üyesinin görevi ise sonlandırılacak. Bu durumda yedek üyelerin raporları sırasıyla değerlendirmeye esas alınacak.

Doçentlik dosyasını değerlendirmekle görevlendirilen jüri üyesinde rapor hazırlamasına engel olacak bir durum ortaya çıkarsa ilgili görevden çekilme talebinde bulunabilecek. Jüri üyesi bu iradesini belirten dilekçesini, mazereti ile birlikte görev yaptığı yükseköğretim kurumuna bildirecek. Jüri üyesinin mazereti üniversite yönetim kurulunca kabul edilirse, jüri üyesi kararın bir örneğini süresi içinde Doçentlik Bilgi Sistemi (DBS) üzerinden Üniversiteler arası Kurula bildirecek. Bildirim üzerine, Üniversiteler arası Kurul Başkanlığı tarafından bu kişinin jüri üyeliği sonlandırılacak ve yedek üyelerin raporları sırasıyla değerlendirmeye alınacak.

Jüri üyeleri doçentlik değerlendirme işlemlerine ilişkin görevlerini süresi içinde yapmaz veya mazeretinin uygun bulunduğuna ilişkin üniversite yönetim kurulu kararı olmaksızın bu görevden kaçınırlarsa haklarında idarî ve cezaî soruşturma açılacak. Bu soruşturmalar YÖK Kanununun 53. maddesinde öngörülen kurallara göre yapılacak. Bilindiği üzere akademik faaliyetlerle ilgili, “görev suçlarının” ceza soruşturmasını yapma yetkisi de ilgili akademik personelin görev yaptığı yükseköğretim kurumuna verilmiştir.Yine mazeret nedeniyle çekilme, öğretim üyeliğinden istifa veya emeklilik gibi nedenlerle jüri heyetinde eksilme olursa, Doçentlik Komisyonu tarafından doçentlik başvurusunun geldiği aşama göz önünde bulundurulmak suretiyle, eksilen üye yerine yeni bir görevlendirme yapılabilecek.

JÜRİ RAPORLARI ERİŞİME AÇILACAK

Jüri raporları tamamlandığında, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılacak. Erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün raporlar ilgililere tebliğ edilmiş sayılacak. Beş üyeden oluşan jürilerde en az üç üyenin, üç üyeden oluşan jürilerde ise en az iki üyenin adayı başarılı bulması halinde aday başarılı kabul edilecek.  Başarısız bulunan aday, jüri tarafından eksik bulunan eser ve faaliyetleri tamamlamak kaydıyla müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurabilecek. Başarısız olan adayların yeni başvurularına ilişkin kurallar ise Doçentlik Komisyonunca belirlenecek.

YENİ JÜRİ ESKİ RAPORLARI GÖREBİLECEK

Yeni düzenlemede, doçentlik başvurusunda başarısız bulunan adaya ait değerlendirmeye esas raporların, izleyen başvuruda görevlendirilecek jüri üyelerinin erişimine açılması öngörüldü. Bu durumda önceki raporları hazırlayan jüri üyelerinin isimleri gizlenecek. Bir başka anlatımla bir önceki değerlendirmeyi yapan jüri üyelerinin raporları sonraki başvurularda oluşturulan yeni jüri tarafından görülebilecek. İlk bakışta yararlı gibi görünse de bu düzenlemenin hukuka uygun olmadığı kanaatindeyiz. Çünkü jüri raporları neticede bir nitelik değerlendirmesidir. Nitel değerlendirmeler ister istemez öznel bir kanaati ihtiva eder. Bu durumda önceki başvurularda bilhassa dosyayı başarısız bulan üyelerin raporlarını okuyan yeni jüri üyesi bu raporlarda yazılan (olumsuz) kanaatten etkilenebilir. Bu ihtimal, başarısız bulunan bir dosyanın sürgit başarısız sayılması gibi bir sakıncaya yol açabilir. Sonuçta, jüri üyelerinin akademik dosyaları değerlendirme raporları kendi bilimsel ve vicdani kanaatlerini yansıtmaktadır. Bu bilimsel ve vicdani kanaatin, çeşitli ön yargılar içermesi muhtemel diğer raporlarda belirtilen görüşlerden etkilenmesinin önünü açan bu düzenlemenin isabetli olmadığı düşüncesindeyim.

YANILTICI BELGE VERİLMESİ

Son olarak, önceki düzenlemede jüri üyelerince adayın yanıltıcı bilgi veya belge sunduğunun ileri sürülmesi halinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar doçentlik başvurusuyla ilgili herhangi bir işlem yapılmayacağı öngörülmüştü. Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu tarafından yapılacak inceleme neticesinde iddianın doğru olduğunun tespiti halinde ise adayın başvurusu iptal edilmekteydi. Bu kurallar aynen korunmakla birlikte, yeni düzenlemede başvurusu iptal edilen adayın, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden doçentliğe başvurabileceği belirtildi.

Eğer Kurul, adayın yanıltıcı bilgi veya belge sunduğu iddiasının doğru olmadığına karar verirse doçentlik değerlendirme süreci kaldığı yerden devam edecek ancak bu ihtimalin gerçekleşmesi halinde bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiasında bulunan jüri üyesinin görevi de sonlandırılacak.