Kur Vurdukça En Ucuz Olduk

Türkiye, tüketim mal ve hizmetleri fiyat düzeyinde Avrupa'nın en ucuz ülkesi oldu. 2019'da endeks 47'ye geriledi. Yani Avrupa genelinde 100 avro karşılığı satın alınan aynı mal ve hizmet sepetinin Türkiye'de 47 avro karşılığı Türk lirası ile satın alınabilir hale geldi.

Frankfurt'ta yaşayan ekonomi mezunu bir arkadaşım pandemi öncesi İstanbul'daydı. Biraz alışveriş de yaptı. "Fiyatlar Almanya'ya göre nasıl?" diye sorduğumda, "Avronun bu kadar olmaması lazım. 3-3.5 TL olması lazım. Kıyaslayınca öyle çıkıyor" dedi. Dün TÜİK, Satınalma Gücü Paritesi (Hane halkı Nihai Tüketim Harcamaları) 2019 sonuçlarını açıkladı. Buna göre Türkiye ortalama değeri 100 avro olan fiyat düzey endeksinde 47 avro ile en ucuz ülke oldu. Endeks, üç Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkesi (İsviçre, İzlanda ve Norveç), beş aday ülke (Türkiye, Makedonya, Karadağ, Sırbistan ve Arnavutluk), bir potansiyel aday ülke (Bosna-Hersek) ve Birleşik Krallık'ı kapsıyor. Ve bu 37 ülke içerisinde 162 avro ile İsviçre en pahalı ülke oldu.

SEVİNELİM Mİ DÖVÜNELİM Mİ?

Fiyat düzeyi endeksi, ülkelerin ulusal para birimlerinin karşılaştırmalı olarak döviz kuruna göre alım gücünü gösteriyor. Bir ülkenin fiyat düzeyi endeksi 100'den büyük ise bu ülke karşılaştırıldığı ülke grubu ortalamasına göre "pahalı", 100'den küçük ise bu ülke karşılaştırıldığı ülke grubu ortalamasına göre "ucuz" olarak ifade ediliyor. Buna göre 37 Avrupa ülkesi genelinde 100 avro karşılığı satın alınan aynı mal ve hizmet sepetinin Türkiye'de 47 avro karşılığı Türk lirası ile satın alınabiliyor. Geçen yılki avro kurunu ortalama 6.5 TL olarak alırsak 305 TL ediyor. Alanya'nın endeksi 107. Bir başka ifadeyle arkadaşım Türkiye'de 305 TL yani 47 avroya satın aldığı mal ve hizmetlere Almanya'da 107 avro yani 695 TL ödeyecekti. Yıllar itibarıyla baktığımızda 2013 yılında avro 2.50 TL iken endeks 64 avro, 2014'te 2.90 TL iken 61 avro, 2016'da 3.50 TL iken 60 avro ve 2017'de 4.40 TL iken 53 avro olmuş. Yani TL değer kaybettikçe Avrupa ortalamasına göre Türkiye'de satın alınan mal ve hizmetlerin fiyatı ucuzlamış. Bunun bir başka anlatımı ise Türkiye'de çalışıp TL kazanan biri Avrupa'da mal ve hizmet satın almak için daha fazla bedel öder hale gelmiş. 

KOMŞU İLE YER DEĞİŞTİRDİK 

Endeksin alt bileşenleri gıda ve alkolsüz içeceklerde; ekmek ve tahıllar, et, süt, yumurta, meyve, sebze, su, meyve suyu ve diğer alkolsüz içecekler. Alkollü içecekler, sigara ve tütünde; şarap, bira, vb. alkollü içecekler, sigara ve tütün ürünleri. Giyimde; kumaşlar, erkek, kadın, çocuk ve bebek giyim eşyaları. Tüketici elektroniğinde; televizyon, ses ve görüntü kaydeden ve oynatan cihazlar, bilgisayarlar. Kişisel ulaşım araçlarında; motorlu araçlar, motosiklet ve bisikletler. Lokanta ve otellerde; yiyecek ve içecek hizmetleri, konaklama hizmetleri olarak sıralanıyor. Bu kalemde 2019 itibarıyla en ucuz olduğumuz alan 45 ile giyim. En pahalı ise 106 ile kişisel ulaşım araçları. Ucuz ve güvencesiz istihdamla Avrupa'nın hazır giyim üssü olan Türkiye için şaşırtıcı bir tablo değil. Bunun yanında en pahalı olan alanın otomotiv sektörü olması da bu alandaki yüksek vergilerden ileri geldiği kadar, ithal araba sevdamız da yabana atılmamalı. Gıda tarafında ise 2013'de endeks 85 iken 2019'da 74'e geriledi. Şöyle anlatalım genel endekste 2013'te Bulgaristan 48 avro ile sondan ikinciydi. 2019'da bu ülke 53 avro ile sondan üçüncü ama biz sondan onuncu sıradan sonunculuğa evrildik. Geçen yılın ekim ayından bir haber: "Edirne'nin hafta sonlarındaki nüfusu, günübirlik alışveriş yapmak için Yunanistan ve Bulgaristan'dan gelenlerle yaklaşık 10 bin artıyor. Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Başkanı Recep Zıpkınkurt: Otellerimiz hafta sonları tamamen doluyor. Yer bulmanız için aylar öncesinden yer ayırtmanız gerekli." Son yıllardaki kur hareketi yaşanmadan evvel Türkler'in günübirlik alışverişe gittiği haberlerini görürdük.