Fiziksel fonksiyon kaybı olan bireylerin oy kullanma sorununu sadece “görme engelli” bireyler ile kısıtlamak yanlış olacaktır. Bu nedenle bu yazımda “ortopedik engelli” bireylerin “seçme hakkına” değinmek istedim.

Öncelikle belirtmeliyim ki, Yüksek Seçim Kurulu-YSK, kişinin engel durumuna dair bilgileri Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının bilgi sisteminden alarak engelli bireylerin sandık alanlarının giriş katlarında oy kullanmalarını sağlıyor. Kişinin “engeli ya da hastalığı nedeniyle “yatağa bağımlı olduğu" durumlarda ise gerekli prosedür tamamlandığında “seyyar sandık” devreye giriyor.  Bu sayede “il ve ilçe merkezlerinde yaşayan” bağımsız hareket edemeyen engelli bireyler rahatlıkla oy kullanabiliyorlar.

Tam da bu noktada bir handikap yaşanıyor. “İl ve ilçe merkezlerinde yaşayan” vurgusu köy ve beldelerde yaşayan “yatağa bağımlı” bireylerin nasıl oy kullanacağı sorusunu akla getiriyor. YSK bu konuya dair almış olduğu kararda, gerekli kanun maddeleri kapsamında köy veya beldeden mahalleye dönüşen yerlerdeki seçmenlerin, seyyar sandık kurulu seçmen listesine kaydolmak için talepte bulunamayacaklarını belirtiyor. Şu halde daha küçük yerleşim birimlerinde yaşayan ve hareket kabiliyeti kısıtlı kişiler yine seçme hakkını kullanamıyorlar.

Sözünü ettiğim durum yine bir sivil toplum kuruluşu tarafından fark ediliyor. Eşit Haklar İçin İzleme Derneği bu durumun doğrudan ayrımcılık olduğunu, YSK’ya seçmen olma kriterini taşıyan tüm yatağa bağımlı engelli ve hasta vatandaşların seyyar sandık kurulu seçmen listesine kaydını sağlayacak bir kararın alınması için talepte bulunuyor. YSK ise bu talebi  reddediyor.

YSK’nın açıklamasına göre seçmen kütüğüne kayıtlı engelli seçmen sayısı yaklaşık 57 milyon. Engelli seçmen sayısı ise  760,281. Bu oran toplam seçmen sayısının yaklaşık olarak %1,34’üne tekabül ediyor. 2002 yılında Başbakanlık Özürlüler İdaresi tarafından yapılan “Türkiye Özürlüler Araştırması” sonuçlarına göre engelli nüfus, toplam nüfusun %12,9’u. Bu istatistiktenyola çıkarak 18 yaşından küçük ve kısıtlı olmayan bireyleri hesaba katmasak bile 760,281 bireyden katbekat fazla engelli seçmenin olduğu kesin. Peki neredeler? Neden seçme hakkına herkes gibi erişim sağlayamıyorlar?

Şimdi sözü size bırakıyorum ve yeniden düşünmenizi istiyorum. 31 Mart seçimleri gerçekten “gizli, eşit ve serbest oy” ilkelerine uygun olarak mı yapılacak?