Tarak-Merak-Baş ve Amiral

En önce söylemem gereken şudur: Yazımda geçen merek ile her hangi birinin merakı; tarağın her hangi bir tarak ile başın pek çok baş arasındaki herhangi bir baş ile taşıyabileceği bir benzerlik amaçlı değildir. Hem başında böyle yazan filmleri seyrettiğinize göre benim yazımı da okuyacağınızı düşünüyorum. Unutmadım; yazımda geçen amiralin meşhur olmak isteyen/istemeyen ya da zaten meşhur olan herhangi bir amiralle benzerliği tamamen tesadüftür.İster inanın ister inanmayın.

Tanımlar:

Baş

Kafatası veya beyin/zihin anlamındadır.

Tarak

Saç gibi toplu kıllara düzen veren araç. (Sözcüğün sessel çağrışımının sorumluluğu okura aittir.)

Merak

Zihnin belli bir nesne, belli bir olguya yoğunlaşarak yönelmesi başlangıçta bu adı alır. Daha sonra bu yoğunluk soyut bir işlevsellik kazanarak öğrenmeye döner. Ancak orada da kalmaz. Öğrenmeyi beceri kazanmak izler. Sonu buraya çıkmıyorsa merak zihinsel nitelikli değildir. Olsa olsa otçul beslenmeye yarar.

"İnsanın başına gelen ya meraktandır ya da taraktandır" özlü deyişi hem tarakla ilişkili yapı bozukluğunu hem de merak odaklı zihne ait nitelik eksikliğini anlatır. Bu dediğimi biraz açmak istiyorum.

İnsanın doğa ile buluşması merakı sayesinde olmuştur. Geçmeyen (bence geçmemesi gereken) bu merakı ile insan gözlem yolu ile kimi temel saptamalarda bulunmuştur. Örneğin doğada hareketten başkası yoktur. Hareket değişimi, değişim farklılığı getirmektedir. Onun dünyaya bakışını belirleyen gözlem yolu ile saptadıklarıdır. Bir süre sonra süreklilik kazanan gözlem süreci şu temel sorunların üzerinde yükselmiştir.

Nedir?

Ne işe yarar?

Nasıldır?

Bu sorular aynı zamanda şeylerin(nesnelerin) birbiri ile ilişkilerini ortaya koyabilmiştir. Nesnelerin birbirleri ile ilişkisi olguların tanınabilmesine yol açmıştır. Sonuç olarak zihnin özellikli bir işlevselliği olarak merak aynı zamanda diyalektik sürecin katılımcı bir parçasıdır. Çünkü merak doğa insan ile ilişkisinin gereksindiği yakıt demektir. Merak, işe yaramaktır. Merak işe yarayanı bulmaktır. Ama merak otçul beslenmesinin ara ürünü değildir.

Başa dönelim: Kafatasında kıl topluluğu kalmadığında insan tarağı gereksinmez. Tarak ve baş ilişkisi kesilir. Ancak sağlıklı diye tanımladığım ve otçulluğun hizmetinde olmayan merak farklı hale gelmiştir.İnsanın seçerek edindiği bir donanımdır. Öğrenmeye, bilmeye ve beceriye hizmet eder. Başka biçimde söylersem -zihne sahip olma ayrıcalığını taşıyan insan- öğrenme, bilme ve becerme edimlerine hizmet edecek soruları seçer. Bunlar yanıt almayı hak eden sorulardır. Yanıt almayı hak etmeyen sorular otçul beslenmeye yarar. Dilimizde ‘burnunu sokmak’ diye tam tarifini bulmuştur.

Örnek olay:

Amirallerden bir amiral (otçul merak sahiplerine beklenmedik gelen ancak kendisinin beklediği ve ilanı için zamanını kolladığı) kesitsel bir anda istifa etmiş olsun. Meraka değer mi?  Öğrenme sağlar mı? Bu öğrenme bilgiye yol açar mı? Bilgi belli bir beceri uygulamasının öncülü müdür? Tüm soruların tek bir yanıtı vardır: HAYIR!

Merakından çıldıranların sorabildiği tek soru ‘niye’ sorusudur. Oysa işe yarayan merakı doğuran sorular arasında ‘niye’ sorusu yoktur. Silivri tutuk evinde ikamete mecbur olan arasında amiraller var örneğin. ‘Niye’ diye kimse sormuyor artık. Çünkü nasıl olup ta bir amiral adi bir suçlu gibi hapse düşer sorusu yanıtlanmıştır. Yanıt amiral d olsa biri adi bir suç işlerse hapse düşer.

Amiral niye istifa sorusunun ne tür bir soru olduğuna siz karar verin. Kimse burnunu olmadık bir şey sokmak istemez. İsterse eğer ‘başa gelenler yas taraktandır ya da meraktandır’ belirlemesinin sonucuna katlanmak zorundadır. Otçulluğa hizmet eden merak sahibi kimilerini ekranda gördüğüm için söylüyorum; tarakla ilişkileri kalmamış. Demek ki sahip oldukları merak türü asıl neden! Bitirirken göz ardı edilemeyecek ve yanıt almayı hak etmeyen soru merakın kediyi niye öldürdüğüdür.

Öleceğini bilen tek canlı insandır. Çünkü zihni vardır. Burnunu sokmak ölüm getirmez. İnsanı rezil eder. Ölümünü bilen insan rezil olabileceğini de bilir. O vakit amiral niye çömeldi, niye zıpladı, niye küstü, niye istifa etti sorusu insanı öldürmez ama rezil eder.