Kendi üzerine düşünmeyen toplumlar ortaya yapıt koyamazlar. Türk toplumu, zaman zaman kendi üzerine düşünmesi sistemli olarak engellenmiş bir topluluk. Atatürk, “Türk milletinin karakteri yüksektir; Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir.” derken toplumu üzerine düşünüyor, milletini düşünmeye teşvik ediyordu. Yedi düvelle giriştiği mücadeleden alnının akıyla çıkabilmiş millet, elbet zekiydi, elbet çalışkandı. Başta romanlar olmak üzere, dönemin sanat yapıtlarına bakın; hepsi, bir benlik arayışının, toplumun kendi üzerine düşünmesinin bir sonucudur. Toplumsal her alan için söylenebilir ki eksiklikleri tespit etmek ve gidermek için bakışlarınızı içe yönlendirmelisiniz.

İÇE BAKMAK

Ankara Kulübü Derneği, 19 Ocak 2019 Cumartesi günü Çankaya Kömürcü köyünde "Geleneksel Saya Gezmesi" etkinliği düzenledi. Düzenlenen bu etkinliğin  "köylerimizin sorunlarına, yerel değerlerine ve potansiyellerine de kamuoyunun dikkatini çekmek"ten daha büyük anlamlar taşıdığı kanaatindeyim. Burası, ritüel ve tiyatro ilişkisine bakabileceğimiz,  tiyatronun kökenleri üzerine düşünebileceğimiz, Türk tiyatrosu üzerinde kuramsal bir temeli biçimlendirebileceğimiz ""tir aynı zamanda. Köy seyirlik oyunları üzerine yoğun bir derleme külliyatı olması ve Türk tiyatrosundaki çağdaş yansımaları olan yetmişli yıllardaHaşmet Zeybek tarafından yazılan Düğün ya da Davul, Ömer Polat tarafından yazılan Aladağlı Mıho, Nurhan Karadağ’ın sahnelediği Bozkır Dirliği ve Gerçek Kavgavb köy seyirlik oyunları bu "kendi üzerine düşünme" "içe bakma" çabalarının bir sonucudur.Nurhan Karadağ, "Köyümüzde Şenlik Var" isimli TRT belgeselinde "saya gezme" oyununu belirli günlerde oynanan töresel ya da büyüseloyunlar başlığı altında inceler. "Saya Gezme", "Kuzunun Tüyü Bitti", "Köse Oyunu", "Tortu", "Körkü", "Çan Sallama", "Congulus", "Kış Yarısı ve Köse", "Davar Yüzü" vb köy seyirlik oyunları düğünlerde, bayramlarda ya da yılın belirligünlerinde köylülerin “oyun yapma”“oyun çıkarma” adı altında yarattıkları bir tiyatro olayıdır. MetinAnd’a göre Anadoluköylüsü için oyunlar kutsaldır. Uğurgetirme, bolluk yaratma ve hasta sağaltma gibi çeşitli işlevler oyunlardan beklenir. Kimi törensel vebüyüsel oyunlarda türküler, maniler,evler dolaşılıp yiyecek toplanarak söylenir. Burada iki işlev vardır. Hemuygulamanın uğur bereket getirmesi beklenir, hem de dayanışmanın önemi hatırlatılır.

ANKARA KULÜBÜ DERNEĞİ, Çankaya Kömürcü Köyü, "Geleneksel Saya Gezmesi", 19 Ocak 2019

Ankara Kulübü Derneği'nin bu anlamlı etkinliğine ek olarak; Nurhan Karadağ (1943-2015), ve Metin And'ın (1927-2008) da öğrencisi olmuş, Prof. Dr. Nurhan Tekerek gibi günümüz tiyatro insanlarının da konu üzerine çalışmaları, "içe bakmak" sonucu yaratılacak yapıtlara ışık tutacaktır.

"Köy Seyirlik Oyunları, Törenler ve Yansımalar", Nurhan Tekerek, Mitos Boyut Yayınları, İst. 2008.

İÇTEN BAKMAK

"Geleneksel Saya Gezmesi" etkinliğinin (Ankara'da şu anda daha "geleneksel" bir etkinlik gösteremezsiniz!) olduğu anlarda Şinasi Sahnesi'nde İzmir Devlet Tiyatrosu'ndan Molière'in en ilginç bulduğum oyunu "Hastalık Hastası"nı izliyordum. Ankara Devlet Tiyatrosu'nun "Cimri"sine kıyasla daha başarılı bulduğum bu oyunda da ciddi sorunlar vardı. Fransız oyun yazarı Molière'in oyun kurma biçiminin geleneksel halk tiyatromuzun hikaye anlatıcılığına benzeyen bir tarafı vardır. Bir Molièreoyununda, sahneye Kavuklu ya da Pişekâr'ı fırlatsanız yabancı durmayacaklardır. Bunun elbette birçok sebebi var ama bu başka bir uzun yazının konusu. Devlet Tiyatrolarının bu iki Molière oyununda ise daha çok dikkat çekmek istediğim konu, dramaturginin tercihlerini doğru ve anlaşılır yapamamış olması. Epik veabsürt oyunlarda tercih edilen görmebiçimi ve düşünseltasarım çok daha keskin hatlarda belirlenmelidir fikrindeyim. Öte yandan İzmir Devlet Tiyatrosu'nun oyuncuları başarılı oyunculuklarıyla sahneyi kahkahaya boğdu, seyirciler kurgu hatalarını düşünmeye fırsat bulamadılar. Dekorda ve kostümde Murat Gülmez ve Funda Çebi harikalar yaratmışlar diyebilirim. Oyunun Assen Avramov tarafından yapılan müzikleri ise uzun yıllar hafızalarda kalacağa benziyor.

HASTALIK HASTASI - İZMİR DT - 2 perde - 2017-2018 Sezonu, Yazan: MOLİÈRE  Çeviren: LÜTFİ AY  Yöneten: VLADLEN ALEXANDROV

Geçen sezonun oyunu olan "Hastalık Hastası" zamanla biraz daha ayakları üzerine basar mıydı bilemiyorum ama İzmir Devlet Tiyatrosu'nun yeni ve ilginç “Prömiyer Partisi” oyununu da Ankara'da görmek isteriz. Ankaralı seyircinin severek izlediği İzmir Devlet Tiyatrosu bir turneyle daha gelirse Ankara Havadis olarak takip edip duyuracağız. Bu arada çaktırmadan artık benim de Ankara Havadis'te ANKARA İÇİNDEN kültür-sanat haber ve yorumları yazmaya başladığımı da duyurayım. (Hiç çaktırmadım gerçekten!)

Sona eklenmeli sözün öncesi:

MERHABA