fbpx Ankara Havadis

Son Dakika

Bakın FETÖ Algıları Nasıl Yönetiyormuş: Okumayan Kalmasın

 

Türkiye'yi kaos ve bölünmeye sürüklemeye girişen ama bastırılan gerici terör örgütü FETÖ ile ilgili gün geçmiyor ki yeni bir şok yaşanmasın. Veryansıntv yazarı Yağız Aksakaloğlu FETÖ'nün vicdan sömürüsü üzerinden nasıl algı yönetimi yaptığını yazdı. Genç yazar "FETÖ, temelinde “kült örgüt” çalışmalarının bulunduğu bir istihbarat projesidir. İçerisinde soğuk savaş döneminden beri geliştirilen “zihin kontrol yöntemleri” mevcuttur." dedi.

İşte genç yazarın o yazısı:

 

FETÖ, temelinde “kült örgüt” çalışmalarının bulunduğu bir istihbarat projesidir. İçerisinde soğuk savaş döneminden beri geliştirilen “zihin kontrol yöntemleri” mevcuttur.

FETÖ’nün arkasındaki en büyük güçlerden biri olan “CIA” soğuk savaş döneminden itibaren zihin kontrol yöntemleri üzerine çok çarpıcı deneyler gerçekleştirdi ve bu konuda oldukça ileri gitti. Kontrol etmek istedikleri coğrafyalarda FETÖ ve benzeri birçok “dinimsi örgütü” yetiştirdiler. Bu “din benzeri yapılar” hedef ülkelerin eğitim sistemine, ordusuna, istihbaratına, yargısına, tıp kurumlarına ve diğer bütün kılcal damarlarına sızdı ve sızmaya devam ediyor. Bu tür yapılar tarafından devşirilen “şakirtler” içinden çıktıkları millete düşman hale geliyor.

Kısaca sunduğum bu bilgilerin farkında olmak FETÖ’nün “algı yönetimi” operasyonlarını anlamamız açısından önemli.

FETÖ’nün algı yönetimi alanında çok profesyonel olduğu görülüyor. Bu alanda başarılı olmak adına sosyal medya üzerinden “mağduriyet psikolojisi” yaratabilecek konuları sıklıkla işliyorlar. Bu kapsamda “Fetullahçı Anneler” ve “Yaşayan Şehitler” konuları Fetullahçıların sürekli kullandığı bir “propaganda cephanesi” görevini üstleniyor.

“Ev hanımları”, “hamile kadınlar”, “yeni doğum yapmış kadınlar” ve “cezaevindeki bebekler” açısından yapılan Türkçe ve İngilizce propaganda örnekleri FETÖ’nün bu durumu kendi lehine bir algı oluşturmakta profesyonelce kullandığını kanıtlıyor.

Fetullahçı anneler konusu o kadar ileri götürülmüş vaziyetteki dünyanın birçok yerinde bunu propaganda malzemesi olarak kullanıyorlar. Amerika, Almanya, Norveç, Fransa, Ukrayna gibi ülkelerde FETÖ mensupları bebekleri kullanarak kendilerini “masum!”, Türkiye’yi ise “diktatörce yönetilen bir ülke” olarak göstermeye çalışıyor.

Örneğin; Manhattan şehir merkezinde gezdirdikleri arabaların üzerine “Türkiye’de 864 Bebek Cezaevinde”, “Türkiye’de İşkenceyi Durdur”, “118 Masum İnsan Erdoğan Rejimi Tarafından Kaçırıldı” gibi reklam afişlerini asıyorlar.

Ama 15 Temmuz gecesi şehit ettikleri Demet Sezen’in adını hiç anmıyorlar.

Bir erkek evlat annesi olan Demet Sezen Fetullahçılar tarafından 15 Temmuz’da Ankara Gölbaşı’ndaki Özel Harekât Daire Başkanlığına yapılan bombalı saldırıda şehit edildi.

Bebekler cezaevinde, hamile kadınlar tutuklu, askeri öğrencilere özgürlük diye ağlayanlar bu masumları görmüyor, duymuyor. Onlara acımıyor tabii!

15 Temmuz ardından atılan “FETÖ mensubu askeri öğrenciler” ise sosyal medyada çok aktif bir şekilde çalışıyor. Bir dönem “Yaşayan Şehitler” adı altında örgütlendiler. Bu dönemde atılan yaklaşık “17.000 askeri öğrenci” bulunuyor. İçlerinde masum olanların da olduğu biliniyor fakat özellikle 2012 yılı itibariyle kitleler halinde askeri okullara sızdıkları tespit edilmiş vaziyette.

 

En çok kullandıkları propaganda “hapisteki askeri öğrenciler”, “askeri öğrenciden darbeci olmaz”, “onları devlete teslim ettik” şeklinde.

 

Hatta kısa zaman önce 15 Temmuz’un ardından yurt dışına kaçan bazı atılan askeri öğrenciler Londra’da eylem düzenlediler. Meydanda sembolik bir cezaevi kurdular, askeri öğrenci üniformasıyla İngilizlere karanfil dağıttılar.

 

3 Ocak günü eski Hava Harp Okulu öğrencisi “70 sanığa” anayasayı ihlal suçundan müebbet hapis cezası verildi. Bu davada yargılanan iki ere ise ceza verilmedi. Bu eski askeri öğrencilerin bir kısmı yurt dışına kaçtı. Mahkemeye gelmeyen 55 sanık hakkında tutuklamaya yönelik yakalama emri verildi.

 

Burada öğrencilerin ne kadar ceza alması gerekirdi, ayrı bir tartışma konusu. Fakat FETÖ bunu çok güzel kullanarak hiç askeri okullara sızmamış, atılan öğrencilerin arasında hiç Fetullahçı yokmuş gibi davranıyor.

 

(Bütüncül suçlamalar da bütüncül savunmalar da çok yanlış!)

 

Kısaca verdiğim iki örnek (Fetullahçı Anneler ve Yaşayan Şehitler) üzerinden FETÖ’nün algı yönetimi alanında oldukça başarılı olduğu görülüyor.

 

***

 

FETÖ’nün algı yönetimi çalışmalarını gördükçe onları suçlamıyor, takdir ediyorum. Nasıl propaganda yaptıklarını, hangi tür algı yönetimi araçlarını kullandıklarını anlamaya çalışıyorum ve mağduriyet psikolojisi yaratma çalışmalarına hayran kalıyorum.

 

Hele Fetullahçı kurgunun eseri olduğunu adım gibi bildiğim bir videoyu izlerken yine de gözlerimin yaşarması, algı yönetimi alanında oldukça profesyonel olduklarını düşündürüyor.

 

Burada suçlu olan biziz!

 

FETÖ’nün algı yönetiminde kullandığı argümanlara karşı söylemler yaratamayan, birbirimizi uyarmayan, yetkili sorumlu ama sorumsuz olan görevlileri harekete geçiremeyen bizler suçluyuz!

 

FETÖ’nün algı yönetimi çalışmalarını kıracak olan doğru bilgilerdir, şeffaf yönetimdir.

 

Unutmayalım, FETÖ her ne yaptıysa karşı tarafı onla suçluyor.

 

Anneleri, polisleri, gençlerimizi şehit ettiler ama ev hanımları, askeri öğrenciler, bebekler hapiste diye ağlıyorlar.

 

Askeri okullarda 2006-2014 yılları arası 4000 gencimizi işkencelerle attılar ama Türkiye’de işkence var, diye ağlıyorlar.

 

17.000 askeri öğrencinin 70’i ceza alıyor, bir kısmı kaçıyor ama sanki hepsi de masummuş gibi 17 bin öğrenciyi de bir bütün halinde savunmaya geçiyorlar.

Vicdanımızla oynuyorlar, aklımızla dalga geçiyorlar.

 

Hazırlıklı olalım.

Yazının tamamını okumak için: https://veryansintv.com/feto-vicdanimizla-oynuyor-aklimizla-dalga-geciy…