Eğitimde örnek proje: “Köy Enstitüleri"

Mamak Havadis yazarı, eğitimci-yazar Mustafa Akgül, 80. yıl dönümünde Köy Enstitüleri'ni kaleme aldı.

İşte o yazı:

Köy Enstitüleri 17 Nisan 1940 ‘de ilkokul öğretmenleri yetiştirmek üzere kurulan,tamamen Türkiye’ye özgü bir eğitim projesidir. 

1938 yılı mezcut Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali YÜCEL’in bizzat yönettiği ve İlköğretim Müdürlüğünü İsmail Hakkı TONGUÇ’un yaptığı o dönemde köy entitüsü mezunlarının hem okutacakları öğrencilerin,hemde toplumun öğretmenleri olması beklenmekteydi. 

Köy Entitüsünden mezun olup köylere giden öğretmenler;kendi okullarını,evlerini,atölyelerini vb inşa ettiler. İşbirliği ve dayanışma ile üretimi ve eğitimi birleştirdiler. 

Köy Enstitülerinde ,ezberciliği değil,aktif yurttaş yetiştirmeyi hedeflediler. 

Öğrenciler pedoji yanında demirci,yapıcı (inşaat), marangozluk eğitimleri de aldılar. 

Gittikleri yoksul köylere bu hizmetleri de götürdüler. 

Enstitülerde öğrenciler tercümesi yapılmış yaklaşık 490 dünya klasiğini okudular. 

Her öğrenci mezun olmadan mutlaka bir müzik aleti çalmayı öğrendi. 

Halk oyunları dersi müfredatta yer aldı. 

Eğitimin yüzde ellisi kültür dersi,kalan yüzde ellisi tarım,demircilik,yapıcılık,marangozluk  gibi derslere ayrıldı. Tabi bütün bu dersler uygulamalı işlendi. 

Zamanla Köy Enstitülerinin sağlık kolları da açıldı. 

Kurtuluş savaşından çıkmış,okuma oranı çok düşük ,salgın hastalıkla boğuşan ve hiljen sorunları olan köylerde sağlıkçılar ve öğretmenler omuz omuza bir mücadeleye giriştiler. 

Mezunlar büyük bir görev aşkı ile yaylarından fırlamış oklar gibi görev yerlerine koştular. 

Tabi ki sosyal,kültürel ve ekonomik olarak gelişen aydınlık Türkiye birilerini rahatsız edecekti. 

Nasıl ki genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ürettiği Devrim Arabalarının önü kesilecekse aydınlık bir Türkiye’nin de önü kesilmeliydi. 

Ve nihayetin de;

  • Köy Entitülerinin yönetiminde öğrencilerin yer alması engellendi. 
  • Kitap okuma ve tartışma saatleri kaldırıldı. 
  • Karma eğitime son verildi.
  • 1954’ de de Demokrat Parti Köy Enstitülerini ilköğretmen okullarına çevirerek Köy Enstitülerine son noktayı koymuş oldu. 

Köy Enstitüleri ; hayatın gerçek problemlerini çözen,özgür,aktif,üreten,soran ve sorgulayan insanlar yetiştirmeyi hedefleyen eğitim kurumlarıydı. 

Bu insan yapısı birilerinin işine gelmeyecekti,gereği yapılacaktı. 

Böylece, düşünce devrimi,kültürel devrim,merak eden,eleştiren insan yetiştirme kültürü elimizden kayıp gitti. 

Oysa koronavirüs de bir kez daha gösterdi ki ulusal yada küresel bütün sorunların üstesinden ancak akılla, bilimle gelinebilir. 

Aklı ve bilimi rehber almaz isek birilerin boyunduruğunda yaşar yok olur gideriz. 

Biz bir kez daha 80.kuruluş yıl dönümünde KÖY ENSTİTÜLERİ’ni ve verdikleri eğitimi hatırlayalım.

Bu günün ezberci;ödev,test ve sınav üçgenine mahkum ettiğimiz ,diploma verdiğimiz ama hayata dair hiçbir kazanımı ceplerine koyamadığımız öğrencilerimizden çaldığımız onca yılları için özür dileyelim. 

EVDE KAL,SAĞLIKLI KAL TÜRKİYEM. 
KARANLIKLAR BİTECEK,GÜNEŞ DOĞACAK BİR GÜN.

Haber foto galeri