fbpx Ankara Havadis

Oygür: "Oylarınızdaki İpoteği Kaldırın"

Tülin Oygür, Vatan Partisi, Büyükşehir Belediye Başkan Adayı, Ankara, Doğu Perinçek, seçim

Ankara Havadis – Tülin Hanım öncelikle yoğun seçim programınızda bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz, nasılsınız, çalışmalarınız nasıl gidiyor?

Tülin Oygür – Rica ederim, yoğun bir seçim süreci geçiriyoruz yorucu ama bu yorgunluk bizi mutlu ediyor. Vatandaşın sorunlarını dinlemek, partimizin çözümlerinin halkta nasıl bir karşılığı olduğunu görmek bizi mutlu ediyor.

Ankara Havadis – Daha fazla vaktinizi almadan sorulara geçelim, öncelikle Tülin OYGÜR kimdir, sizi tanıyabilir miyiz?

Tülin Oygür - Baba tarafı Sinop, anne tarafı Mardinli, doğum yeri Balıkesir olup altı yaşından beri Ankara’da yaşayan bir kişiyim. Diş hekimi olmakla birlikte akademik kariyerimi, bir tıp dalı olan patoloji alanında oral (ağız) patolog olarak sürdürdüm. Akademik yaşamım, birçok arkadaşıma göre mücadele içinde geçti çünkü yolumu, Türkiye’de oral patolojinin tanınması ve bu alanda akademisyenler yetiştirilmesine adadım. Yıpratıcı süreçlerden geçtim, yine de Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalındaki arkadaşlarımın desteğiyle sonunda başarıya ulaştık. Emekli olduğumda arkamda, hepsinin doktora hocası olduğum pırıl pırıl genç akademisyenlerden oluşan ve oral patoloji alanında yetkin bilimsel çalışmalar yapan bir bölüm bırakmanın onurunu her zaman taşıyacağım. 2004-2008 döneminde GÜ’ de, eğitim-öğretim, öğrenci işleri, bilimsel araştırmalar ve uluslararası ilişkilerden sorumlu rektör yardımcısı olarak görev yaptım. Kısacası işimiz gücümüz bilime katkı vermek, bilimsel çalışmalar yapmak ve genç bilim insanları yetiştirmek oldu. 1975-1980 arasında geçen öğrencilik yıllarımda, mutlaka ki ülkedeki genel havanın da etkisiyle siyasi-ideolojik öğretiler edindim fakat hayata atılınca siyasetle ilgilenmedim, ta ki 2007-2008 yıllarında Ergenekon, Balyoz vb gibi adlarla tutuklamalar başlayana kadar… Olan bitene bir türlü aklım yatmadığı için ilgilenmeye ve okumaya başladım. Okudukça, araştırdıkça,  Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu kavramaya başladım ve çözüm yolunda mücadeleye katılmam gerektiğine inanarak 2012 yılında İşçi Partisi’ne katıldım. Evliyim, bir kızım var.

Ankara Havadis - Bu kadar başarılı bir akademik kariyerin ardından neden emekliliğin tadını çıkartmak yerine siyasete atıldınız?

Tülin Oygür - Yukarıda belirttiğim gibi, çalışma hayatımda mücadele yakamı bırakmadı; hep başladığım işi bitirmek gibi bir derdim oldu, “yapamıyorum, sıkıldım, bana ne” demeyi pek bilemedim. Emekli olduğumda 54 yaşında idim, kendimi fazla yormadan 13 yıl daha üniversitede kalabilirdim fakat üniversitenin dışına çıkarak toplumla ilişkilerimde özgürleşmek istedim, yani hayatın tadını çıkarmak üzere emekli olmadım. Veya şöyle söyleyelim, benim anladığım “hayatın tadında” hep bir davanın peşinde koşmak var. Nitekim emekliliğimin birinci yılı dolmadan, Türkiye için ancak örgütlü mücadelenin anlam taşıdığı bilinciyle, Atatürk Devriminin gerçek temsilcisi olduğunu kavradığım Vatan (İşçi) Partisi’nde kendimi bulduğumda aslında hayatımın tadını çıkartacak, hayatıma anlam katacak eylemlerden birisini yaşamaktaydım…    

Ankara Havadis - Sahada yürüttüğünüz seçim çalışmalarınız nasıl gidiyor, izlenimleriniz neler? Kendinizi nerelerde eksik görüyorsunuz?

Tülin Oygür - Seçim çalışmalarını Vatan Partisi Ankara İl Başkanlığı düzenliyor. İl Yönetimi, Partimizin geleneksel fedailik ruhunu edinmiş, çalışkan, becerikli genç arkadaşlarımızdan oluşuyor. Benim ve diğer ilçe adaylarımızın önüne koydukları programa göre çalışıyoruz. Her günümüzü ya esnaf ya da kurum veya kuruluş ziyaretleriyle dolu dolu geçiriyoruz. Hepimiz çok yoruluyoruz, fakat Vatan Partisi’ni halkımızla buluşturmak o kadar önemli ki, bu yorgunluğa değiyor. Şimdiye kadar görmediğimiz düzeyde ilgi ve yakınlıkla karşılanıyoruz. Vatan Partisi’nin günleri geliyor, bunu görüyoruz. Çünkü Türkiye’mizi düze çıkaracak tek çözüm Partimizin programıdır.

Parti olarak eksikliklerimizin tamamı maddi kaynak sıkıntımıza dayanmaktadır. Biliyorsunuz, bölücü terör örgütü PKK’nın yasal uzantısı HDP bile devletten 92 milyon lira seçim yardımı alırken Vatan Partisi tek kuruş destek almıyor. Burada insanın kanını donduran bir çarpıklık var. Birisi vatanı bölmenin peşinde Mehmetçiğimize kurşun sıkıyor ama milletin ödediği vergilerden 92 milyon yardım alıyor; diğeri Ermeni soykırım yalanını yırtıp çöpe atıyor, Atatürkçü bir gençlik yetiştiriyor, iktidarın hatasıyla bozulan dış ilişkilerimizin düzelmesi için yapıcı görevler üstleniyor, FETÖ gerçeğini yıllar öncesinden ortaya koyuyor ve hedef oluyor ama oy oranı düşük diye, sözüm ona demokratik denen seçim yarışında yok sayılıyor! Maddi kaynak örgütlenmek için önemli, propaganda için önemli… Üyelerimizin maddi destekleriyle yürütüyoruz her şeyi… 

Ankara Havadis - Cumhur ittifakı sözcülerinin 31 Mart yerel seçimlerine yönelik dile getirdikleri ‘Beka Sorunu’ yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz, sizce 31 Mart yerel seçimlerinde Cumhur ittifakı üstünlük sağlayamaz ise Türkiye bir beka sorunu ile karşı karşıya kalır mı?

Tülin Oygür - Türkiye’nin beka sorunu vardır, çünkü ABD emperyalizmiyle boğuşuyoruz ve ekonomik çöküş içindeyiz. Millet ittifakının PKK’nın siyasal uzantısı HDP ile içine girdiği ve artık gizlenecek tarafı kalmayan işbirliğini ülkemiz için son derece tehlikeli buluyoruz. Ne var ki beka sorunumuzun içinde AKP iktidarının ülkeyi getirdiği ekonomik çıkmazlar ve terörle mücadele zemininde gösterdiği büyük yalpalamalar da var. Türkiye’mizin bu büyük sorunları AKP iktidarıyla çözmesi de mümkün değildir. Çözecektir ama Vatan Partisi’nin merkezinde olduğu Milli Hükümet Programıyla…  

Ankara Havadis - Başkanlık sistemi ile beraber Türk siyasi hayatında ittifaklar belirleyici konuma geldi, Vatan Partisi olarak size Cumhur ittifakından veya Millet ittifakından teklif geldi mi veya sizin ittifaklar dâhilinde seçime girmek için bir girişiminiz oldu mu?

Tülin Oygür - İki ittifaktan da teklif gelmedi, zaten gelemezdi. Vatan Partisi’nin siyasi ve ideolojik programına dayalı yerel yönetim anlayışı, “siyaseti, programı, ideolojisi olmayan”, halk için değil, sadece diğerini mağlup etmeye dayalı bu ittifaklarla hiçbir zeminde örtüşemezdi.  

Ankara Havadis - Partinizin Ankara’da ve tüm Türkiye’de gösterdiği adaylar arasında kadın adayların oranı dikkat çekiyor, 3 büyükşehirde tek kadın aday sizsiniz, bu yüzden önemli bir yeri temsil ediyorsunuz. Kadının Türk siyasetindeki konumu için ne düşünüyorsunuz?

Tülin Oygür - Kadın her yerdedir. Evde, sokakta, kentte, taşrada, okulda, işte… Neden siyasette temsil edilmesin. Toplum kadından birinci görev olarak eve hizmet etmeyi ve çocuk büyütmeyi bekliyor. Siyasette kadın görmek bu açıdan şaşırtıcı gelebiliyor. Mustafa Kemal önderliğinde yapılan Cumhuriyet Devrimi, kadının Türk siyasetinde yer alması için büyük atılımlar gerçekleştirdi. Fakat bugünün sistem partileri kadını siyasette vitrin süsü olarak görmektedir. Diğer partilerin kadın adayları oranı kadının Türk siyasetindeki konumunu tüm açıklığıyla göstermektedir. Kadın Cumhuriyettir. Cumhuriyetin Başkentine kadın eli değmesi lazım...  Vatan Partisi’nin kadın adayları vitrin süsü değil, Ankara’yı ve Türkiye’yi yönetecek kadınlardır.

OYGÜR: “SEÇMEN HİÇBİR PARTİNİN TAPULU MALI DEĞİLDİR”

Ankara Havadis - Vatan partisi geçtiğimiz bütün seçimlere kendi programı ile girmesine rağmen CHP ye oy verenler tarafından CHP’ nin oylarını bölmekle suçlandı siz bu konuda ne söylemek istersiniz?
(CHP’ ye oy veren seçmen tarafından partinize yönelik oyları bölme söylemine ne cevap verirsiniz)

Tülin Oygür - Bunu söyleyenler ya aklını yitiren zavallılardır ya da belirli merkezler tarafından seçim döneminde harekete geçirilen virüslerdir. Oy veren seçmen hiçbir partinin tapulu malı değildir. Hiç kimsenin ipoteğinde değildir.  Bizleri oy bölmekle suçlayanlara baktığınızda ağızlarından demokrasi kelimesini düşürmezler. Onlara göre kendilerinden başka demokrat yoktur ülkede, fakat baktığınız zaman demokrasinin ilk şartı olan seçmenin hür iradesi, bu söylemlerle aslında zincirlenip ayaklar altına alınmaktadır. Dediğiniz gibi biz seçimlere kendi programımızla, çözümlerimizle girdik. Bizleri seçecek olan seçmen bu programların hayata geçirilmesini isteyen seçmendir. Vatandaşlarımız oyları üzerindeki ipotekleri kaldırmalarını ve sandığa gittikleri vakit vicdanlarından yana tercihlerini yapmalarını dilerim.

OYGÜR: DEVRİMİN BAŞKENTİNDE, BAŞKENTİN DEVRİMİNİ YAPACAĞIZ DEDİK

Ankara Havadis - Yerel yönetim bağlamında bugün Ankara’nın en acil sorunu sizce nedir, seçildiğiniz takdirde ilk icraatlarınız ne olacak?

Tülin Oygür - Ankara Cumhuriyet devriminin başkentidir. Sıradan bir kent değildir. O yüzden yapacağımız icraatler de sıradan olmayacaktır. Devrimin başkentinde, başkentin devrimini yapacağız dedik. Ankaramızın en büyük sorunu yıllardır sistem partilerinin yönetiminde ağır hasarlar alması, rant-talan çıkmazına mahkum edilmesi ve dolayısıyla Cumhuriyet’in başkenti kimliğinden uzak kalmasıdır. Biz gittiğimiz her yerde şunu söylüyoruz: İşe yoksuldan ve yoksundan başlayacağız. Yoksuldan ve yoksundan yana işe başlamak demek rant talan çarkının dişlilerini kırmak, halkın çıkarlarını düşünen bir çark kurmak demektir.  Ankaramıza hakkettiği tarihsel, kültürel kimliğini kazandıracak bir belediye anlayışını kurarak bu icraatlerimizi gerçekleştireceğiz.

OYGÜR: “TEK BİR KURUŞUN DAHİ HESABI VERİLECEK”

Ankara Havadis - Uzun yıllardır AK partinin yönettiği bir Ankara var, siz seçildiğiniz takdirde yönetim anlayışında nasıl bir değişiklik yapacaksınız, Vatan partisinin yönettiği bir Ankara’ nın geçmiş dönemlerden farkı ne olacak?

Tülin Oygür - Aslında ilçeleriyle beraber baktığımızda uzun yıllardır sistem partileri tarafından yönetilen bir Ankara var. AKP, CHP ya da MHP fark etmeksizin yönetilen belediyelerde, rantın kimin tarafından paylaşılacağı kavgası vardır. Yerel seçimler tabiri caizse bu sistem partileri tarafından “kentin haracını en iyi ben paylaşırım” kavgasıdır. Bizi bu partilerden ayıran en büyük farklılık bu noktamızdır. Bizim yöneteceğimiz belediyelerde yoksuldan, yoksundan yana, halkı düşünen kamucu bir anlayış hâkim olacaktır. Haftada bir yapılan kaldırım park yenileme gibi müsrif işlerle birilerini zenginleştiren ihaleler yapılmayacaktır. Vatan Partisi’nin yönettiği bir Ankara’da tek bir kuruşun dahi hesabı verilecek, belediye bütçesi, Mansur Yavaş’ın dediği gibi uluslararası firmalara değil halka açık, şeffaf olacak, Türk hukukunun gerektirdiği denetim mekanizmalarıyla denetlenecektir. Ankara’mız çağdaş bir kent sistemini kurmuş, doğal, tarihi, milli ve kültürel bütün değerlerini öne çıkararak şehirlinin yaşamına sunmuş, insancıl, başı dik, onurlu, asil bir medeniyet ve devrim Başkenti olacak ve bizim farkımızı gösterecektir.

Ankara Havadis - Yerel yönetimler ve meslek odaları arasında bir birliktelik ve koordinasyon sorunu var. Siz bu sorunu nasıl çözmeyi planlıyorsunuz. Örneğin TMMOB'nin Ankara ile ilgili çok sayıda çalışması var. Ne düşünüyorsunuz?

Tülin Oygür - Biz Başkentimizi yönetmeye talip olduğumuz ilk günden bu yana, Ankara ile ilgili hazırlanan birçok çalışmayı inceledik, değerlendirdik. Çok önemli ve değerli çalışmalar içerdiğini gördük. Bu koordinasyonsuzluğun oluşmasındaki hukuki sorunlara ve belediye yöneticilerinin tercih olarak birliktelik kurmama keyfiliğine son vereceğiz. Başkentimize fayda sağlayacak her öneri ve çalışmayı nerden geldiğine bakılmaksızın değerlendirmeye alacağız. Ankara’mızın ilerlemesi için işi uzmanlarıyla planlayarak yöneteceğiz. Ankara’da yer alan Mimar ve Mühendislik odalarımız başta olmaz üzere, bilim ve eğitim kurumlarını, çeşitli halk platformlarından temsilci uzmanları da kapsayacak bir “Ankara’yı İyileştirme Kurulu” oluşturacağız.  Görevlendirme ve yürütücülüklerde liyakati esas alacağız.

Ankara Havadis - Uzun yıllar Üniversite’de görev yapmış biri olarak Ankara’da Üniversite öğrencilerine dair projeleriniz nelerdir?

Tülin Oygür - Ülkemiz nüfusunun ağırlıklı oranı genç nüfustur. Ankara’mızda yüksek öğrenim gören 270-300 bin dolayında öğrenci vardır. Başkentimiz aynı zamanda bir öğrenci şehridir. Fakat öğrenciyi düşünen bir çalışmadan yoksun olmuştur. Bizim en çok önem verdiğimiz konulardan birisi Ankara’daki öğrenci kardeşlerimizin eğitim, sosyal ve kültürel faaliyetlerden yoksun bırakılma hususudur. Bu yüzden üniversite, yurt bölgeleri ve öğrenci mahallerinde kuracağımız “Gençlik Merkezleri” ders çalışma ihtiyacını giderecek şekilde 7 gün 24 saat açık olacaktır. Yine ranta kurban edilmek istenen ve başkentimizin en değerli mahallelerinden biri olan Saraçoğlu mahallesini yeniden düzenleyerek gençlerimizin sosyal, kültürel, sanatsal faaliyetlerini gerçekleştirebileceği “Gençlik Kültür Merkezi”ne çevirmek için her türlü mücadeleyi vereceğiz. Daha nitelikli kütüphaneler kurmak için atıl kamu binalarını değerlendireceğiz. Öğrenci arkadaşlarımız dışarıdan Ankara’ya geldiğinde, çıkıp çıkmayacağı belli olmayan yurt sıralarına mecbur bırakılmayacak. Şehir hastanelerine taşınarak boşalan hastane binalarını bu amaçla yeniden düzenleyerek öğrencilerimizin hizmetine sunmak için de mücadele yürüteceğiz.

OYGÜR: “BÖYLE GİTMEZ! ARTIK YETER”

Ankara Havadis - Düzen partileri kavramını çok kullanıyorsunuz, düzen partileri derken neyi kast ediyorsunuz. Sizi düzen dışı kılan özelliğiniz nedir?

Tülin Oygür - Türkiye’nin düzeni, üretenlerin, emekçilerin sırtında kambur olan bir düzendir. Şuan mecliste yer alan, belediyeleri yöneten tüm partiler bu düzenin devamı için varlar. Bu düzen devam etsin diye seçime girerler ve halkın kaynaklarını bu düzenin devam etmesi için israf ederler. Ülkemizdeki bütün sorunların sorumlusu bu düzen partileridir. Açıkça söylüyorum, bugün Ankara’daki ittifakların her ikisi de birbirinin benzeridir. Bu iki ittifaktan hangisine oy vereceğiniz sorusu aslında rantın kim tarafından paylaşılmasını istersiniz sorusunun cevabıdır.  Ancak bu düzenin artık sonuna geldik. Türkiye bu düzenin mimarı ABD ile yola devam edemeyeceğini gördü. Önümüzdeki kısa dönemde Türkiye’nin üretmeden var olamayacağını da göreceğiz. Bu o kadar katı bir gerçek ki artık düzen partilerinin hepsinin ağzında da üretim, üretim lafları var, fakat yapamazlar. Çünkü onları var eden bu sistem, Türkiye’nin milli menfaatlerine göre üretime geçmesine izin vermez. Dolayısıyla Türkiye’mizin, düzenin karşısına dikilmiş ve sağlam bir üretim ekonomisi programı olan Vatan Partisi’ne ihtiyacı var. Vatan Partisi’nin programı halktan yana, üretimden yana, yoksuldan ve yoksundan yana kamucu bir programdır. Vatan Partisi’ne vereceğiniz her bir oy ise aslında bu düzeni sona erdirip, Böyle gitmez! Artık Yeter diyen sizlerin yönettiği bir halkçı belediye ortaya çıkaracaktır.

Ankara Havadis – Bize vakit ayırdığınız için tekrardan teşekkür ederiz, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Tülin Oygür – Rica ederim, sizlerin sorularını yanıtlamak bizim görevimiz, bize sayfalarınızda yer açtığınız için biz teşekkür ederiz.