fbpx Ankara Havadis

Şemdinli Savcısı Sarıkaya'ya 10 Yıl Hapis

ANKARA'da, kamuoyunda 'Şemdinli Savcısı' olarak bilenen eski savcı Ferhat Sarıkaya, tutuklu yargılandığı FETÖ/PDY davasında 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Hakimler Savcılar Kurulu (HSK) tarafından FETÖ/PDY soruşturması kapsamında meslekten ihraç edilen eski savcı Ferhat Sarıkaya, Ankara 16'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde tutuklu yargılandığı davada hakim karşısına çıktı. Duruşmada, sanık Sarıkaya'nın avukatı da hazır bulundu. Mahkeme, dosyaya giren evrakları okuduktan sonra, sanığın savunmasının tamamlandığını belirterek duruşma savcısına söz verdi. Savcı, mütalaasında, Sarıkaya'nın 'silahlı terör örgütü üyesi olmak' suçundan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi. Savcı, cezanın üst sınırdan verilmesini talep etti.

ETKİN PİŞMANLIKTAN YARARLANMAK İSTEDİ

Sanık Sarıkaya, dosya içindeki tüm bilgilerin kendi verdiği ifadesi olduğunu, bu davada sanık değil, tanık olması gerektiğini söyledi. Sarıkaya, daha önceki celselerde itiraflarda bulunduğunu belirterek, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini bildirdi. Sanık avukatı da müvekkilinin ifadelerine katıldığını belirterek, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma için süre talep etmedi.

10 YIL HAPİS

Mahkeme heyeti, duruşmaya verilen aradan sonra kararını açıkladı. Sanık Sarıkaya'ya, 'FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği' suçundan 10 yıl hapis cezası verilirken, etkin pişmanlık hükümleri uygulanmadı. Sarıkaya'nın tutukluluğunun devamına karar verildi.

3 KASIM 2018'DE TUTUKLANMIŞTI

Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde 2005'de Umut Kitapevi'nin bombalanması olayı ile ilgili dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt'ın da suçlandığı iddianameyi hazırlamasıyla gündeme gelen eski Savcı Ferhat Sarıkaya, 2018 Kasım'da HSK tarafından meslekten ihraç edildikten sonra gözaltına alınmış ve çıkarıldığı mahkemece 3 Kasım 2018'de tutuklanmıştı. Hakkında açılan dava kapsamında Ankara 16'ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılaması yapılan Sarıkaya, önceki ifadelerinde, örgütle hiçbir zaman organik bağının olmadığını, örgüt üyesi suçlamasını kesinlikle kabul etmediğini belirterek, "Ailemin can güvenliği korkusu ve maddi sorunlar nedeniyle bu örgütün dediklerini yapmak zorunda kaldım" demişti.