fbpx Ankara Havadis

MEMURLAR DİKKAT, MEMUR-SEN TEKLİFİ YOK SAYIYORUZ DEDİ!

3 milyon 200 bin Kamu Çalışanı ile yaklaşık 2 milyon Emekli ile emekli dul ve yetimin, 2020-2021 yıllarında alacakları maaş zamları ile sosyal hakların düzenleyeceği, 5.dönem Toplu Sözleşmesinin bugün yapılan oturumunda, Hükumet kamu çalışanlarına 2020 için %3,5+3, 2021 için ise %3+2,5 zam teklifi yaptı, Memur-Sen teklifi yok sayıyoruz dedi.

Memur-Sen'in, açıklaması, 9 Ağustos 2019 tarihinde, 2019 yılı için %7+4, 2020 yılı için %3+3 artış tekliflerini kabul edilemez, olarak gören ve bayramdan sonra, grev dahil her türlü eylemi yapacağız dedikten sonra, bayramın ikinci günü 12 Ağustos 2019 tarihinde, Toplu-İş Sözleşmesini imzalayan, imzalama sırasında, mikrofonu açık unuttuğu için, "uzasaydı ortalığı karıştıracaktık, böyle kapattığımız iyi oldu" şeklindeki skandal sözleri kamuoyuna yansıyan Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay'ın açıklamasına benziyor değil mi? Evet benziyor, 6 aydan fazla bir süredir, devam eden görüşmelerde, prosedür gereği de olsa, konfederasyona bağlı sendikaların grev kararlarını alıp, iş yerlerine astığı, ayın 9'unda yapılan teklifi kabul etmeyerek eylem yapacaklarını, gerekirse greve çıkacaklarını açıklayan Türk-İş'in teklifin 1.altı ay için, %7'den %8'e çıkarılmasını kabul edip sözleşmeyi imzalamış olması, yasa gereğince grev hakkı olmayan ve bugüne kadar, uluslararası sözleşmelerin tanıdığı, fiili ve meşru direnme hakkını kullanmamış ve eylem yapmamış olan Memur-Sen'inde sözleşmeyi yakında imzalayacağını göstermektedir.

Baştan beri söylüyoruz, grev hakkı olmayan sendika sendika olamaz, olsa olsa memur severler derneği olur. Çünkü grev, çalışanların haklarını almak için, üretimde gelen güçlerini kullanmalarıdır. Grev üretim ve hizmetlerin durmasıdır. Kısacası grev, işçi veya kamu çalışanı farkı gözetilmeksizin tüm çalışanların, haklarını almasının silahıdır. Bu nedenle grev hakkı olmayan bir sendikal düzenleme, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 90. Maddesine göre kabul edilmiş ve taraf olunmuş uluslararası sözleşmelere aykırıdır. Yaşananlar gösteriyor ki, Sendika, işverenin icazeti ile kurulup yine işverenin icazetiyle üye yaptığında, işveren güdümlü olur ve sonuçta onun dediğini yapar. Bu nedenle, Toplu sözleşmede sendikaları hiçe sayıp komik bir artış öneren hükümetin bu tavrında garipsenecek bir durum yok. Çünkü bugün en çok üyeye sahip olan ve sözleşme imzalama yetkisini elinde bulunduran, Memur-Sen bunu AKP iktidarına borçludur. Bu nedenle, uluslararası sözleşmelerde tanınmış olan grev hakkını kullanmayı asla düşünmez. Hele hele yasalarla kendisine grev hakkı tanınmış olduğu halde bu hakkını kullanmayıp, bayram tatilinde sözleşme imzalayan Türk-iş örneği önünde duruyorken, bu sözleşmeyi bir iki bilemediniz üç puan üstünde imzalamaması için hiçbir neden yoktur. Yaşayıp göreceğiz, bir iki gün içinde, saray devreye girecek ve reis lütufta bulunup, rakamları biraz yukarı çektikten sonra, bugün teklifi yok sayan Memur-Sen sözleşmeyi imzalayacaktır. Bu konuda bir tahminde bulunmak gerekir ise, taban aylığa 150 TL.artış, 2020 yılı için %6+4, 2021 yılı için %3+3 ve enflasyon farkı ile bu sözleşme'nin imzalamaması için hiçbir neden yok. Memur-Sen bunu yaparken, muhtemelen, yasaya göre yapacağımızın en iyisini yaptık bu bir başarıdır diyecek ve Türkiye Cumhuriyeti Parlamentosunun usulüne göre imzaladığı, İnsan Hak ve Özgürlüklerine ilişkin, uluslararası sözleşmeler ile çalışmaya ilişkin düzenlemeler içeren ILO sözleşmelerinde tanınmış olan grev hakkından hiç söz etmeyecektir. Veli BEYSÜLEN -DİSK EMEKLİ-SEN 2003-2019 Yılları Arası Genel Başkanı