fbpx Alevler İçindeki Dünya İçin Ellerini Kaldır! | Ankara Havadis

Son Dakika

Alevler İçindeki Dünya İçin Ellerini Kaldır!

“Kelly Koyu. Dünyanın küçük bir köşesi. Evrende hiç önemi yok. Eski püskü bir yer, kömürlü bir denizin kıyısında kömürlü bir sahil. Bir önemimiz olmadığının farkındayım. Belki hiçbir şeyin önemi yoktur. Her ne olursa olsun yıldızlar parlamaya, güneş ışımaya devam edecek ve dünya boşluk ve karanlığın içinde dönüp durmayı sürdürecek. Ama ben burada yaşıyorum, sevdiklerim ve sevdiğim şeyler burada yaşıyor…”

Dünya ölçeğinde çocuk yazarları için verilen büyük ödül Andersen Ödülü’nü almış yazar David Almond’un Alevler Arasında isimli kitabından alınmış bu satırlar, Bobby Burns isimli liseye yeni başlayan bir gencin savaş ile ilgili duygularını aktarıyor. “Bu yaşadığımız yer belki küçük ve önemsiz ama ben ve sevdiklerim burada yaşıyoruz!” diyor. Kitabın içerisinde yer alan başka onlarca etkili cümle gibi okuyucuyu yüreğinden vuruyor ya da şu an dünya üzerinde savaş içinde çırpınan insanları hatırlatıp beynimizden vuruyor.

Kim önemli? Kim önemsiz? Dünya üzerinde kimin önemi var? İki tane koskoca dünya savaşı görmüş olan insanlar için yaşamda neyin önemi olur? Peki ya çocuklar?

Savaşın yakın zamanından ya da günümüzde savaşın içinden geçen toplumlarda çocuklar nasıl büyür? Hangi oyunları oynarlar? Kitabın 44. sayfasında, “Herkesin oyun oynamayı sevdiği ve bir sürü çocuğun savaş oyunu oynadıkları yerdi…” diye başlayan cümleler paragrafın ilerilerinde,  “İşkenceden geçiriliyor, asılıyor, delik deşik ediliyor, doğranıyorlardı…” sözcükleriyle devam ediyor. Bu satırları okurken bu oyunları oynayan çocukların iç dünyası ya da gelecek dünyası şekilleniyor önümüzde. Dünya, çocuklarına savaş oyunları oynatırken gelecek için gözü dönmüş birer savaşçı mı yetiştiriyordu? 

David Almond bir koyun kıyısında yaşayan çocukların dilinden ve dünyasından yaptığı anlatılarda onların umutlarına, sevgilerine, paylaşımlarına ve korkularına değiniyor. Savaşın cayır cayır yakan ateşi o koyda yaşayan insanları alevleriyle yalayıp geçerken burunlarımızın ucuna yanık kokuları ulaşıyor. Onlar 2. dünya savaşının ardından beliren soğuk savaş döneminde yaşadıklarıyla uykusuz geceler geçirirken bizler başucumuzdaki savaşların uzaktan gelen seslerini duyuyoruz. Dünya iki büyük savaş atlatmış ve tonlarca ağırlıkta acılar yaşamışken bugün halen yaşadıklarından ders almayarakbirçok köşesinde insanları cayır cayır yanan ateşin içine yuvarlıyor.

Alevler Arasında kitabının sayfaları, merak ve iç içe geçmiş duyguların coşkusuyla akıp giderken kitabın ilerleyen bölümlerinde liseye başlayan gençlerin başına umulmadık olaylar geliyor. Okulda, elinde kayışıyla dolaşan, etrafındaki çocuklara şiddet kusan bir öğretmen var. Kitabın kahramanı yaşadığı bu adaletsizliğe yakın bir arkadaşıyla karşı koymaya başlıyor. Üstelik akıllıca da bir protesto yöntemleri var. Tüm bunlar devam ederken kitabın içinde hayranlık uyandıracak cümleler geçiyor: “Her zaman kötülüğe karşı savaşacağım!” “Daima iyi biri olacağım!”  “… ve birlikte direneceğiz… yan yana.”

Dini bir eğitim veren ve katı kuralları olan okulun tüm disiplinine rağmen karşı koymaya çalışan Bobby bir gün babasına soruyor: “Protesto etmek her zaman doğru mudur? Umutsuz olduğunu bile bile de mi?” Babanın cevabı benim gibi yabancılaşmaya takılmış ve takıldığı kadar başkalarına anlatmaya da heves etmiş birisi için müthiş güzellikte: “Evet, özellikle de her şey sana karşı göründüğünde, karanlıkta bağırıyor gibi olsan bile!”

2. Dünya savaşını görmüş olan babanın en büyük inancı insanların haksızlık karşısında dimdik ayakta durmasıdır. Çünkü savaşı görmüş ve yaşamış olan bir baba onun acılarının da ne demek olduğunu iyi bilir. Onun için insanların savaşlara ve kötülüğe sürüklenmemesini istiyor ve oğluna iyilik için savaşmayı öğretiyor: “Bizim gibi insanlar için kazanılmış her şey savaşçılar sayesindedir. Boyun eğip sinmeyen, zulmedenlerle yüzleşen ve değişmesi gerekenleri söyleyen savaşçılar sayesinde.”

1962 yılında geçen romanda çocukların okuldaki sert disiplin yöntemi ve şiddet için verdiği mücadeleye ilişkin de gelecekte bu kötülüklerin ortadan kalkacağını dilendiren ifadeler geçiyor. Bu ifadeler için günümüzde çocuk hakları sözleşmesini anmak hiç de yersiz olmaz. Günümüzde çocuk ve insan hakları,haklarımızı korumak için var. Tabii öte yandan sormadan da duramıyor insan: Peki bunca savaş ve dünyadaki bunca şiddet neden var? Nasıl oluyor da o büyük devletler bir taraftan insan ve çocuk haklarını korumak için yasalar, hukuklar ilan ederken diğer taraftan dünya üzerinde savaşlar çıkarmaya devam ediyorlar? Bugün özellikle bizim topraklarımız dâhil dünyanın birçok yerinde gözleri acı içinde olan mülteciler neden var?

Dünyaca ünlü yazar David Almond’un Günışığı Kitaplığı’ndan bizlere ulaşan Alevler Arasında kitabı, İngiltere’nin kuzeyinde, Kelly Koyu’nda yaşayan Bobby’nin ve sevdiklerinin, 1962 yılında geçen yaşamlarına ayna tutuyor. Tuttuğu bu ayna bizim kendi yaşamlarımızın da üzerine ustaca eğilirken unutamayacağımız cümleleri bizlere bırakıyor. Günümüzün en büyük çıkmazı yabancılaşma ile ilgili zihinlerimizdeki sorulara eğiliyor. Bobby’nin dediği gibi, “Ama ben burada yaşıyorum, sevdiklerim ve sevdiğim şeyler burada yaşıyor…”

Bizler burada yaşıyorsak o halde alevler arasındaki bu dünyaya sahip çıkmak da bizlerin sorumluluğunda. Savaş ve savaşı çıkaran kötülükler ne kadar gerçek ve alevleri ne kadar güçlü ise bizler de o oranda birbirimizden destek alarak kötülükle mücadele etmek zorundayız. Bu mücadeleyi en güzel anlatanlardan biri de Karsu’nun mülteci çocuklar için yaptığı Raise Our Hands şarkısı. Hadi alevler içindeki dünya için ellerimizi kaldıralım!

Bekle, uzaklaşma!

Olduğun yerde kal!

Dur ve bak o gözlere!

Bir süreliğine herkes başka bir şey görür

Bense hiç hissetmediğim korkuyu gördüm

Yaşamak istemezsin o gözlerin gördüklerini

O yüzden deneyelim hayatta kalmayı

Biliyorum hayat adaletsiz olabiliyor

Ama bazı insanlar umursamıyor gibi görünüyorlar

Onların önceliği nakit ve tek adam gücü

Ve gözlerini bile kırpmayacaklar

Saat başı birileri öldüğünde

Onların haricindekiler hakları için haykırıyorlar

Gözlerinde birazcık umutla

Ve tepeden birilerine ihtiyaç duyuyorlar ayağa kalkmak için

Eğer onlar yapmazlarsa biz kaldırırız ellerimizi

Hadi kaldıralım ellerimizi o topraklardaki insanlar için

Hadi gösterelim aklımızın ve dualarımızın onlarla olduğunu

Hadi durup hatalarını anlamaları adına

O insanlara karşı ellerimizi yumruk yapalım

Özgürlük adil, hayat adaletsizdir.

Bekle ya da kaç

Bir gün güneşi göreceksin

Haysiyetini ortadan kaldırmaya çalışabilirler

Onu kaybetmiş olabilirsin gelecekteki bin gün için

Duygular kolayca solup gidebilir

Tüm insanlar gözlerinde biraz umutla hakları için haykırırlar

Ve tepeden birine ihtiyaç duyarlar ayağa kalkmak için

Eğer yapmazlarsa ellerimizi kaldıracağız!