fbpx Ankara'nın Adayı | Ankara Havadis

Son Dakika

Ankara'nın Adayı

Hiç kuşku yok, 27 Aralık 1919 günü Ankara’nın geleceği yeni bir yola bağlandı. Gazi Mustafa Kemal Samsun’a çıkıp ulusal kurtuluş için kafasında oluşturduğu planı uygulamak için doğru merkez olarak Ankara’yı seçtiğinde artık Ankaralı olmak yeni bir anlama da büründü. Bu anlam somut olarak iki temel yeniliği içeriyordu, birincisi Ankaralılar artık her sabah kalktıklarında bir kentin değil bir ülkenin derdini göğüsler, sevincini yaşar oldular. Diyelim ekinler için gereken yağışı düşündüklerinde yalnız Ankara’yı değil yurdun dört bir yanını akıllarından geçiriyorlardı artık. Çünkü Ankara kalpti, yürekti. Diğer bir fark, ülkenin ve tarihe gömülen eski imparatorluğun her köşesinden gelen ‘yeni’ Ankaralıların ardı hiç kesilmeyecekti. Böyle olunca Ankara’nın yönetimi de farklı olacaktı.

Ankara’nın yönetimi için 1924 yılında özel bir yasa çıkartılmışsa da kentin yönetiminin valilikten ayrılması 1963’te gerçekleşiyor. Daha sonra 1984 yılında başlayan büyükşehir uygulamasıyla da yönetim biçiminde yeni bir dönem başlıyor.

Ankara’nın 1923-60 arası vali-belediye başkanı yönetimi döneminde görev yapan 14 valinin ortalama görev süresi 2,6 yıl kadar olmuş. 1960-63 döneminde dört yönetici değişmişken 1963-80 döneminde de dört yöneticisi olmuş. 1984 yılından günümüze kadar geçen 34, seçim dönemine kadar geçecek süreyle 35 yılda ise beş belediye başkanı görmüşüz. Toplamda, 1923’ten 2019’a kadar Ankara kenti 27 idareci tarafından yönetilmiş ki bu da her birine ortalama 3,5 yıl düşmektedir. Görüldüğü kadarıyla, özellikle 1984 yılı sonrasında bir oturmuşluk gözlenmiş, genelde seçilen büyükşehir belediye başkanları görev sürelerinin sonunu getirmiş ya da görevi devretmiş ancak bir erken seçim ya da seçim dışı yeni bir yönetim getirme zorunluluğu görülmemiştir.

Başkent olması nedeniyle Ankara kentte yaşayanların seçtiği yöneticilerle genel seçimlerde seçilen yöneticilerin uyum ya da çatışma alanı durumuna da gelebilmiştir. Örneğin büyükşehir belediyesinin merkezi idare ile ters düştüğü doksanlı yıllarda yaşandı ya da büyükşehir belediyesinin ilçe belediyeleriyle uyumsuzlukları gözlendi.

Aynı belediye başkanının beş seçim kazanarak kendi açısından gösterdiği başarı Ankara için aynı derecede başarılı olmadı. Kentin niteliğini, duruşunu, varlığını, geçirdiği aşamaları özümseyemeyen bir bakışla, rant üzerine kurulu emlakçılıkla karışık kuyrukçu bir belediyecilikle kenti neredeyse yaşanmaz hale getirdi ki zaten kendi görüşünden insanlar bile dayanamayıp kurtulma yolunu seçtiler.

Bugün artık Ankara’nın önünde yeni bir seçim var ve Ankara neyi hak ediyor, neye layık?

Değerli okurlarımızın da katkılarıyla hem geçmişte Ankara nasıl gelişmiş, halka neler vaat etmiş, bu vaatleri ne kadar tutmuş ve yarınlar için neler olması gerek biraz kafa yoralım isterim.

Sizlerin de katkısı ve yaşamından süzdüğü gereksinimler, beklentilerle Ankara’nın adayını hep birlikte biçimlendirelim. Kimin seçileceği bir yana, seçilen başkanın neleri hal yoluna koyması gerektiği, hangi beklentileri göz önünde bulundurmasının yerinde olacağını burada ortaya koyalım.

Katkılarınızı iletişim adreslerimizden almak dileğiyle.