fbpx Çocuklarımızın Cebindeki Kimyasal Bombalar! | Ankara Havadis

Çocuklarımızın Cebindeki Kimyasal Bombalar!

Başlıkta bomba olunca patlatmadan kurtulalım istesek de kafamızı devekuşu misali kuma gömsek de olmuyor. Hem kendimizin hem de çocuklarımızın imiklerinden aşağı inen gıdaları ve üretim fazlarında kullanılan bombaları düşündükçe uykularımızın kaçması gerekirken, kaçmıyorsa hepimiz biraz devekuşuyuz demektir.

Özellikle çukolar, gofretler, şekerler, bisküviler, cipsler vs. çocuklarımızın elinden düşürmedikleri gıdaların başında gelenler. İçlerindeki en tesirli bombalardan biri Nişasta Bazlı Şeker. Nasıl bir tehlike arz ettiğini uzun uzun anlatmayacağım. Merak edenler araştırır, bilenler de zaten farkındadır. Geleceğimiz filizlerimizin bu gıdalardan olumsuz etkilenmelerine daha ne kadar seyirci kalacağız. En önemlisi bu bombalar başta çocuklarımızın sonra biz yetişkinlerin kimyasını, biyolojisini, fizyolojisini, genetiğini tehdit etmekte. Nişasta bazlı şekerden kaçılsa antibiyotikliler yakalıyor. Ondan kurtulsak köşede hormonlular, herbisidliler, pestisidliler var. Bitkisel ve hayvansal alemde hibrit denen özel olarak tasarlanmışbombalar var. Hangisini saysak, şaşıyor insan.

Kısaca tüm bu saydıklarımızı yediğimiz gıdalarla çoluk çocuk almaktayız ve ileride bizlere yol, su, baraj olarak geri dönüşünü bekliyoruz. Birileri bu gıda sektöründe bombanın saatini kurmuş herkes sırasını bekliyor. Halbuki bombanın kendi ailemizin bir ferdinde patlamayacağının garantisi yok.

Veteriner hekimlik yaptığım ilk yıllarda içinde kadın hormonu ihtiva eden kaçak bir ilacın kurban öncesi danalara vurulup deri altı dokularında ödem oluşturduğunu ve  hayvanı daha kilolu gösterdiğini sahada gözlemledim. Hayvanını 40-50 kilo daha ağır gösteren üretici nasıl bir vebalin altına girdiğini bilmeden çok yaygın kullandığı ilaçtan memnundu. Lakin gerçeği öğrenince beyninden vurulmuşa dönüyordu. Bu yanlış hormon kullanımı sonrası tüketilen etlerle birlikte, 7-16 yaş arası hormonları yerine oturmamış bazı erkek çocuklarında ses incelmesi, göğüslerin büyümesi gibi yan etkiler gözlenmişti.

Demem o ki gıda alanındaki bu bombaları etkisiz hale getiremez isek kız çocuklarımız erken adet görmesinden tutun sonu ölümle biten kanser vakalarına kadar birçok sıkıntı bizi beklemekte. Bu alanda yasal bir zemin kazanıp doğru yaptığını sanan birçok firmaya çeki düzeni verecek devlet aranmakta. Balık baştan kokar bunlara göz yuman bir kamu varken özelden mucize beklememek gerekir.

Lamı cimi yok bu yanlış giden gıda sektörü ya düzeltilecek ya düzeltilecek. Bombaların nice filizlenecek kuşaklarda patlamasına izin verilmeyecek. Eninde sonunda akıl devreye girecek birikim pratikle buluşacak arkadaş. Aksine geçit yok artık.