fbpx Eşitlik, Özgürlük, Kardeşlik: Ankara | Ankara Havadis

Son Dakika

Eşitlik, Özgürlük, Kardeşlik: Ankara

Cumhuriyet Bayramımızın kutlamalarına, ulusumuzun yok edilme çabasında önemli bir adım olan Andımızı yasaklama girişiminin gençlikten sonra yargı tarafından da tanınmaması damgasını vurdu. Anıtkabir basamaklarında Andımızı ve Ulu Önder’in Gençliğe Seslenişini büyük bir heyecan, güven ve meydan okumayla seslendiren gençlik Türk Ulusunun varlık güvencesiydi. 29 Ekim gecesi Anıtkabir basamaklarında, Nazım Hikmet’in

“           Sakarya'da, İnönü'nde, Afyon'dakiler

             Dumlupınar'dakiler de elbet

             ve de Aydın'da, Antep'te vurulup düşenler,

Biz toprak üstünde derin uykulardayız,

             kalkıp uyandırın bizi!

                             uyandırın bizi!

Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,

             mezardan çıkmanın vaktidir!”  diye seslendiği Reşit Galipler, Mustafa Necatiler, Tonguçlar, Mahmut Esatlar; dahası Namık Kemaller, Mithat Paşalar, Talat Paşalar ve elbette Mustafa Kemaller Türk Devriminin altın harflerle yazılmış sayfalarından fırlamış, toprak altındaki ulu köklerimiz, dalın en ucundaki en harikulade meyveye, gençliğe yürümüştür. Öz artık gençlikle bir olmuştur. Türkiye Gençlik Birliği (TGB) ve Ankaralılar tüm ülkeyi sarstı, yükseltti.

Bu sırada Brezilya’da, klasik sağcı politikacıları mumla aratacak bir sapkınlığı temsil eden yeni başkanın seçildiğini Hüseyin Vodinalı’nın yazısından öğrendik. Yazar bir filme atıfla yeni başkanı, Hitler’in geninden mamul bir ürün olarak tarif etmekte. Genetik çalışmalar yürüten Naziler, Führerlerini başka vücutlarda var etmek için özellikle Latin Amerika’da çalışmalar yürütmüştür. Yeni başkanın doğum tarihi de bu çalışmaların yapılma zamanına uygun düşmektedir. Günümüzün gerçekliği komplocu yaklaşımları bitirmiş, gerçek ve kurgunun sınırlarını bilinçlerde iyice belirsizleştirmiştir.

Naziler henüz dünyayı değil de yalnız kendi vatandaşlarını kana bularken Einstein bir mektup yazarak Atatürk’ten ülkesindeki bilim insanlarının çalışacağı özgür ortam olarak Türkiye’nin kabulünü rica ediyordu. Mektubun adlarına ricacı olduğu kırk bilim insanının sayısı yaklaşık beşe katlanmış, 190 kadar bilim ve sanat insanı Türkiye’ye gelmiştir. Bunlardan birisi olan Eduard Zuckmayer Ankara’ya gelir, müzik öğretimi çalışmalarına başlar. Bu alanda pek çok yeniliklerin ve ilklerin dünya çapında Ankara’dan filizlenmesini sağlar. Dostluk ve yurt şarkıları besteler. Almanya’dan daha sonra aldığı dönme çağrılarına uymaz, Ankara’yı terk etmez. Bugün Cebeci Asri Mezarlığında, yurdunda yatmaktadır.

Ankara Tahkimatı ile daha önce de belirttiğimiz gibi, Fransız Devrimi’nden sonra insanlık adına çıkan ne kadar saygın değer varsa Avrupa bunları Churchill ya da Hitler gibi insan ve insanlık düşmanlarıyla 1795’ten beri kovalamıştır. Emperyalizmin o dönem kendini aha güçlü tahkim ettiği Brezilya gibi ülkeler edebiyat ve sinemada kötülüğün sığınağı olarak gösterilmekteyken bu ülkeler ancak 90ların sonuna doğru tarihlerinde Simon Bolivarlarla biriktirdikleri insancıllığın peşine düşmüşlerdir. Elbette başta Venezüella olmak üzere hepsi başaracaklardır. Ama başarmaya çalıştıkları şey bizim 1921’de Sakarya Meydan Muharebesi siperlerinde başardığımızdır. Bunun farkında oldukları için Venezüella getirip altınlarını Türkiye’ye emanet eder. O altınlar, Sakarya siperlerinin tüm insanlığa verdiği özgüvene emanet edilmiştir. Bunu, o güvene gerek duyan halklar, önderler doğru tanımlayabilmektedir.

Özcesi, emperyalizm nerede kendini tahkim edebiliyorsa orada geninden yeniden var olacak şey Hitler ya da Churchill olacaktır. Zuckmayer ve diğer Alman bilim insanları ve sanatçılarsa bağımsızlık, eşitlik, özgürlük, kardeşlik mevzilerini, bu değerlere saldıran orduların ezildiği yerde bulacaklarını tespit etmiş, Sakarya siperlerine girmişlerdir.

Bugün insanlığın en güçlü olduğu topraklar, altında Reşit Galipler, Mustafa Necatiler, Tonguçlar, Mahmut Esatlar; dahası Namık Kemaller, Mithat Paşalar, Talat Paşalar ve elbette Mustafa Kemaller yatan topraklardır. Eşitlik, kardeşlik, özgürlük arayan herkes bunu görmektedir.

Polatlı’nın biraz dışında yer alan Basrikale Siperleri geçilmez, bu topraklarda Mustafa Kemaller yenilmez.

Not: 1 Kasım akşamı Eduar Zuckmayer anması düzenleyen Çankaya Belediyesi güzel bir yerel yönetim örneği vermiş oldu. Kutlarız.