fbpx Hakikatin Usulü Dairesi | Ankara Havadis

Son Dakika

Hakikatin Usulü Dairesi

Anayasa Komisyonu toplantı odasında saltanatın ilgasına dair gevezelik ederken içeri giren Gazi Paşa şu özlü konuşmayı yapar:

“… Mevzuubahis olan; millete saltanatını, hâkimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız, meselesi değildir.

Mesele zaten emrivaki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehâl, olacaktır. Burada içtima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görülse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usulü dairesinde ifade olunacaktır.”

Cumhuriyet Devrimimiz aynı zamanda usulü dairesinde ifade olunan hakikatler silsilesidir. At orta yerde dururken dişine bakmak yerine kaç dişi olabileceğini tartışma derdindeki gevezelik, kısmen de demokrasidir, farklı koşullara göre kendine olanak bulmuştur. Örneğin yukarıdaki konuşmanın bir sonraki cümlesinde “Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir” İfadesi gelir ve komisyon başkanı konuyu farklı telakki ettiklerini, bu açıklamayla her şeyin anlaşıldığını ifade ederek ilgayı komisyondan geçirir.

Başka koşullarda Tunalı Hilmi Bey, kaç kişiye bir vekil çıkacağının hesaplanmasında kadınların da sayılmasını istediğinde, yukarıdaki konuşmadan bir yıl sonra büyük tantanayla Meclis’te susturulur. Oysa olgu ortadadır. Kurtuluş Savaşı’nda 30 bin kadın, yani o zamanki Ordu mevcudumuzun altıda biri kadarı kadın savaşta yer almıştı. Cepheye suyu, ekmeği, mermiyi nakletmekle kalmamış, bunların üretimini de gerçekleştirmiş, ürettiğini nakletmekle kalmamış, silahlanarak Milli Kuvvetler içinde yer almış, sonrasında düzenli Ordu içinde sıradüzene uygun savaşmışlardır.

İttihat ve Terakki Cemiyetinin Hürriyet Devrimini gerçekleştirmesiyle vatan kavramının farkına vardığını gösterme olanağı bulan Türk kadını hemen kendi içinde örgütlenmeye başlamış, hemşirelikten öğretmenliğe kadar olanak bulduğu her alanda yükselişe geçmiştir. Dünya Savaşı sırasında Talat Paşa ve Enver Paşa önderliğindeki Devlet İdaresi şehit eşlerinin ve çocuklarının sahiplenildiği bir örgütlenme yaratıp onları hemşire yapmış, Halide Edip’in anılarında, romanlarında gördüğümüz özverili fedai kadınlarımız büyük görevler üstlenmiştir. Sağlık birimlerine ulaştırılması olanaklı olmuş Mehmetçikler ana şefkatiyle iyileşmiş ya da son anlarını başlarını okşayan o sıcacık elle vatan uğruna huzur içinde vermiştir.

O savaş ki Türk kadını eşini, babasını neyin uğruna verdiğini kavramış, bugün bile rastlanan idraksizliğin tersine Vatan kavramını içine çekmiştir. Bir sonraki adım Vatan savunması için cephede elde silah savaşmaya kadar gitmek olmuş, Kurtuluş Savaşımız buralardan aldığı güç ve haklılıkla zafere uzanmıştır. Kavganın haklı olanı erkek dişi bilmiyor, bütün halk birlik olmazsa kavga haklı olmuyor.

Bu süreci bugün bile algılamaktan uzak kafaların olduğunu düşünürsek Tunalı Hilmi Bey’in hiç değilse kadının sayılmasını istemesindeki kavrayış derinliğini görmek olanaklıdır. Kuşkusuz Gazi Paşa bir başka hakikat silsilesi kurgulamıştı. Büyük adamlar hakikati algılamak kadar onu yaratmakta da mahirdir.

Ordumuz Kütahya-Eskişehir Savaşlarını kaybederken Gazi Paşa öğretmenlere sesleniyor, kadınların eşit olduklarını vurguluyordu. O anın hakikati, en büyük düşmanın cehalet olduğunu ifade ediyordu. Emperyalizmin üstesinden gelmek zaten kesindi.

Gazi Paşa’nın gördüğü hakikat belki de Milletin her bir bireyinin eşit haklara sahip olması için, Türk Milletinin kuruluşunda her türlü emeği bulunan kadınların ayrıca uğraşmasına gerek olmadığıydı. Tunalı Hilmi Bey’e verilen tepki toplumsal dönüşümlerle ortadan kaldırılmaz, ezilmez, yok edilmezse kâğıt üstüne yazılacak bir takım hükümlerin yaşamın akışında yer alması kadınların hiç de layık olmadıkları bir uğraşma sürecine girişmelerini gerektirebilecekti. Bunun yerine tüm Ulusun bilinci dönüştürülürse her şey yerine oturacaktı. Kurtuluşumuzun tarihi yazılırken kadınların edimleri herkese yeniden belletilirken kılık kıyafetten zaman ve ölçüye Atatürk Devrimlerinin her alanda elde ettiği ilerleme artık kadınların haklarını kullanmak için bir külfete katlanması gerekmeyecek noktaya gelmişti.

Bugün 5 Aralık’ta ele aldığımız seçme-seçilme hakkının yasalaşması aslında usulü dairesinde ifade olunmuş bir hakikattir. Türk Milletinin fedai kadınlarının diş ve tırnaklarıyla var ettiği hakikat!

Bir Kurtuluş Savaşı propaganda kartpostalında Vatan mücadelesinin unsurları kadın, Tevfik Fikret, Anayasa, Kurtuluş Savaşı komutanlarının çerçevesinde yer aldığı tabloda Gazi Mustafa Kemal.