İdare Lambasını Çatlatanlar

Çocukluğumda akşamları elektrik kesilince devreye giren İdare Lambası veya Lüküs diye isimlendirdiğimiz aleti nedense Alaaddin’in Sihirli Lambası'na benzetirdim. Okşanınca içinden cini çıkacak ve üç istek dilememi isteyecek gibi gelirdi. Kap karanlık geceleri aydınlatabilen sihirli bir lambaydı o benim için. Karanlığı onunla idare eder, aydınlığa kibriti onun camının altından yakarlardı.

Gelelim bu lambayı çatlatanlara; özellikle arkada kalan 15 yıllık siyasal manzaraya bakarsak faalleri görürüz. İktidarı ile muhalefeti ile yaşatılanlar katlanır gibi değildi.

İdare lambasının içindeki alevi milli devletimiz, cumhuriyetimiz, vatan bütünlüğümüz, bağımsızlığımız ve aydınlanmamız olarak varsayalım. Bu alevi üfleyip söndürmek isteyen zalim  sömürücülere karşın verilen birlik, beraberlik hatta seferberlik halinin hiçbirimizi tatmin etmediği anlaşılmıştır.

Bu direnci gösterecek vatandaşlar, kimi zaman aşırı kutuplaştırıldılar, idare edildi. Vaşington kanalıyla mafya-tarikat ağına düşürüldüler, idare edildi. Açılımlarla-saçılımlarla oyalandırıldılar, idare edildi. Beraber yürünürken 15 Temmuz tecrübesi ile kandırıldılar, idare edildi. Borçlanma ekonomisinin altında eridiler, ezildiler, idare edildi. Son zamanlarda andımız polemiği ile Türkçülük ikilemi atlattılar, idare edildi. Hatta cumhuriyete meydan okuyan Mısıroğlu’na prim verdirildi, idare edildi.

Öte yandan çözümüz, alternatifiyiz diyenler tarafından kandırıldılar, idare edildi. Terkedilen açılımcılara-saçılımcılara el uzatarak vicdanları yaraladılar, idare edildi. Parlamentodan vazgeçmeyiz başkanlığı unut diyenler, kendi elleriyle hediye ettiler, idare edildi. Zalimler komşularımızı bombalarken iktidar ile birlikte atılan bombalara beraber bindiler, idare edildi. İktidarın gelgitleriyle, yalpalamaları ile birçok kez yakaladıkları fırsatları değerlendiremediler, idare edildi. İdare İdare nereye kadar.

Farklı farklı siyasi partilere mensup vatandaşlara yaşatılanlar ağır geldi. İdare Lambası idare edemez oldu, çatladı. Her seferinde seçmenlere kötünün iyisi bunlar deyip ortaya sunmak, zekamızla alay etmekten başka bir şey değildir. Geleceğimizi kurgulayıp, planlayabilecek birikimimize güvenelim. Arkasını PYD'ye dayayan parti hariç diğer partilerin de temsil edileceği Milli İktidarı, Milli Seferberlik Hükümeti'nin konuşulma zamanı geldi de geçiyor. Hem ekonomik hem siyasi alanda ülkemize yönelik gittikçe artan tehditlere karşın milli tavrı ve çözümleri hemen ele almalıyız. Çeşitli partilere ve siyasi görüşlere dağılmışlığımız engel olmamalı. İşimizi lambadan çıkacak cinlere bırakmayalım.