fbpx İmece | Ankara Havadis

Son Dakika

İmece

Büyüsüne her daim inandığım bu kelimeye dikkat çekmek istedim. Lakin sürüklenmekte olduğumuz girdaplardan bizi tutup kurtaracak hayat simitlerinden olacak bu eylemin gücü sandığımız gibi değil.

Çocukluğumuzun mahalle ve köy fırınlarında, odun ateşinde yapılan ekmekleri, ebesütleri, kuruları imece usulü yapan eller, aynı zamanda yuvarlak tahta yer sofralarında makarna kesen ellerdi. Sırayla imeceye katılanların belirli ihtiyaçları elbirliğiyle hep beraber abra kadabra denilerek karşılanır, gün sonunda bu sihire biz çocuklar şahit olurduk. Kısa bir zamanda tenekeler ağzına kadar erişte, tarhana, kurular ile dolarken çığrılan( söylenen) türküler, gır gır, şamatalar halen kulaklarımda. Sosyalleşiyorduk, mutluyduk, huzur kol geziyordu.

Hele ilk siftahımı unutamam. Beraber toprak tarlalarda top koşturduğumuz arkadaşlar ile manav amcamızın tezgahına sıra sıra dizilip karpuz sallayışımızın keyfine değmeyin gitsin. Beraber kazılan arklar, yapılan harmanlar, onarılan köy okulları, pişirilen düğün yemekleri, söndürülen yangınlar, söylenen şarkılar say saya bildiğin kadar.

Hayatımızda dönem dönem karşılaştığımız sosyal  ve toplumsal fayda sağlayan maddi manevi İmece eyleminin verdiği maneviyat insan olduğumuzu bize hatırlatır. Beraber güzel ve doğru işler yapmak için geç kalınılmamıştır. Egoizmin, kıskançlığın, menfaatçılığın, didişmelerin ve ihanetlerin panzehiri olarak kenarda bekler İmece. Dini, dili, rengi, ırkı yoktur. Hayat bizleri ona zorunlu kıldığında iyice belirir ve sahne alır.

İşte tam da büyük fırtınanın geldiğini sezinlediğimiz bu günlerde toplum olarak milli menfaatlerimizin mevzisinde en güçlü silahımız İmece ruhumuz olacak. Edemem yapamam yok. Herkes karınca kararınca dut çarşafının ucundan tutacak. Dayanışmayla hep beraber önce üretilecek sonra tüketilecek devrine hazırlanalım. Haydi İMECE’ ye!