Issız Ağaç

Ben bir Menengiç ağacıyım, Ankara’nın bozkırında dercesine tek ve hür. En az yüzyıldır ormanın kardeşliğine hasret. Bu toprakların kaderi bu değil, kardeşimin en güzel kanıtı, gelin kayalarının tepesine kök salmış. Teslim olmamış, direnmiş, fark edip yanına uğrayanlarla uzunca dertleşiyor. En çok civarındaki köylerin boşalması canını sıkıyor. Kendi derdinden geçmiş, üreten o güzel ellerin derdinde. Yanına bir değil binlerce fidan dikebileceklerini bile bile onlara kızamıyor. Umudunu koruyor. Yeter ki gitmesinler istiyor.

Bu ülkenin efendilerini topraklarından, hayvanlarından, ağaçlarından koparanların oynadıkları iğrenç oyunu eli kolu bağlı tepeden izlemekte. Sırtını gövdesine dayadığı insanı tanıyamıyor. Gözleri çekik, etrafında keçiler, elinde sopa. Gölgesini esirgemediği gibi kurtarıcısı olmadığının farkında. Hoşgörüsünü annesi topraktan almış. Yalnız, anne toprak bu aralar kızgın. Çocuklarının kıymetini veremediğimizi düşünüyor. Çok haklı. Üretimin ıssızlaşan köylerden başladığını nasıl unutursunuz diye haykırmakta.

Bu çocuk bir yüzyıl daha ıssız yaşar ama siz nasıl yaşayacaksınız üretimin ana üstü köyleriniz olmadan, oturun düşünün diyor. Elleri çatlak, elleri nasırlı ana, toprak kokan insanlar yalnız kalmasın istiyor. Tutalım ellerinden anlat diyelim döksün içini. İleriye dönük planlamalar yapalım. Gerçekçi, bölgelerine uygun projelere destek verelim. Kalkınmamıza büyük ivme kazandırabilecek köyleri neden ıssız bırakıyoruz. Tehlikenin yeni nesile köylerde üretim yaptıramaz isek geleceğini görelim. Üretici ile tüketiciyi cezalandıran aracıyı ödüllendiren düzeni yeniden gözden geçirelim.

Kısaca Issız Ağaç kadar güvenelim onlara. Samimi olalım. Onlar ki üretmek için gelmişler dünyaya. Her daim hazırlar güzel günleri yaratmaya. Boşuna yazmamış büyük şair; Onlar ki toprakta karınca, denizde balık, havada kuşlar…

Not: Issız ağaç bütün heybetiyle Ankara’nın Beypazarı ilçesine gelmeden 10.kilometresinde gelin kayalarının üstünde sizi selamlamaktan onur duyar tıpkı 1914’te Beypazarı’ndan Çanakkale ve Galiçya cephelerine giden askerleri selamladığı gibi.