Kesenöz’den İniverdim Güdül’e

       Güdül’ün milli marşı sayılan bu kıvrak oyun havasını duyan, kıpırdamadan duramaz bu yörede. Biraz Karadeniz, biraz İç Anadolu kültürü ile yoğrulmuş, duru, içten insanların yaşadığı şirin bir kasabadır.
          Kesenöz ise bugünkü adı Yeşilöz olan sarıçam ve göknar ağaçlarının sarmaladığı, taş mimarisinin ahşapla süslediği evlere ve kendine has kanyonlarında yer alan peri bacalarına sahip, yaylalar cenneti beldesidir. Artık mahalle diyorlar lakin aldıran yok.
          Esas nohutçudurlar. Öyle arkasını YPG ye dayayanlara güzellemeler yapan nohutçuya benzemezler. Mesela Tunceli’ye atamız gibi Tunceli derler. Sözde nohutçu gibi dersim demezler. Ürettikleri nohutlardan leblebi de kavurmayı bilirler. Siyasette, ticarette, tasarrufta rakip tanımazlar. Leblebi misali kavrukturlar. Hayat, sanayisi olmayan, ekilebilir arazisi az, geçimin aslanın midesinde olup, kazanmaya çabalayan yöre insanını erken olgunlaştırmıştır.
           Geçen hafta yerel seçim sebebiyle parti genel başkanımız Doğu Perinçek’ in de katıldığı parti propagandası yapmak için gittiğimiz ilçe meydanında, kasaba sakinleri ile sohbet ettik. İçerisinde Amerika, İsrail gibi ülkelerin yer aldığı Atlantik tehlikesinin farkında olmaları beni mutlu etti. Demek görmek isteyen gözler için engel yok dedim içimden. Bazı büyükşehirlerin, bazı büyük adamları gibi görüpte görmemezlikten gelmiyorlar. Samimiler. Gerçek düşmanın Atlantik ve sömürücü tavrı olduğunu çoktan sezinlemişler. Gerçek düşmana karşın birleşme, seferber olma umutlarını mevcut düzen partilerinin birbirleriyle didişmesi yüzünden başka baharlara erteleseler de böyle gitmeyeceğin farkındalar. Seçim derdinden çok geçim ve ülke güvenliği derdinden yakınan gerçek nohutçular tehlikenin nerden geldiğini çok iyi görüyorlar. “ Barajı geçemezsiniz! Oyunuz az, size atarsak boşa gider. Aslında çok hak veriyoruz, mevcutlara benzemiyorsunuz. Aldığınız oy ile kıyaslarsak dedelerimize Ermeni Soykırımı yaptılar dedirtmediğiniz için bile helal olsun. Hele hele Amerikan askerlerinin kafasına çuvalı geçiren gençleriniz çakı gibiler” gibi övgülerle hak alan şimdilik oy alamayan bir partinin Kesenöz’den Güdül’e inivermesine ramak kalmış demektir.
          Hem teoride hem de pratikte, Atlantik ‘in saldırgan tutumuna karşın takınılacak tavıra bakıp, hak ve oy verilecek  günler geliyor.