fbpx Öncü Gücün Başarısı Ve Farklı Baharlar | Ankara Havadis

Öncü Gücün Başarısı Ve Farklı Baharlar

Çoğu insanın kulağında kalan ABD eliyle kotarılan Arap Baharıdır. Oysa insanlarında kulağında kalan değil zihninde çakılı kalması gereken 2014 yılı baharıdır. Demek ki farklı baharlardan söz etmemiz gerekiyor. Arap Baharı Ortadoğu bölgesinde yer alan ve tarihin en büyük kıranlarından biridir. Bu kıranı bölgeye getiren onuruna ve zihnine pentagon frengisi bulaşmış Amerikan Ordusudur. Bu tıynetsiz topluluğun yok ettiği erkekler, çocuklar, kentler, tecavüz ettiği kadınlar; yağmaladığı kültür mirası göz önüne alınırsa Arap Baharı adı Amerikalıdan gayrısını insan olarak görmeyen anlayışın insanlığa yönelik destursuz şımarıklığı ahlaksızlık dolu alayıdır.Türk yurttaşı olarak, yurdunu seven bir insan olarak bana en ağır gelen Arap Baharı kıranına sözüm ona düşünsel zemin hazırlayan yerli yardakçılar ve Amerikan askerinin başarısı için duaya duran omurgasız din tüccarlarıdır.‘Biji Obama’ diye bağıranlar ile aynı tür olan bu canlı örnekleri dolarla yeşile boyanan bataklıkların şanındandır.  

2014yılındaki baharın Türkiye odaklı estirdiği gerçek mevsimsel dönüşüm özellikle Ortadoğu’da olmak üzere tüm mevsimler bozuklukların sonunu getirmesidir. 2014 yılı baharında neler oldu?

  1. Silivri duvarları yıkıldı,
  2. Ergenekon, Balyoz çökertildi,
  3. TSK özgürleşti.

Bütün bunların tümleşik bir anlam taşıdığını okurlarımız zaten bilmektedirler. 2014 yılı baharında olup bitenleri doğru çerçevede anlayabilmek için 75 yıldır süren ABD-Türkiye savaşını esas almak gerekir. 2014 yılı 75 yıllık anti-emperyalist savaşımızda öncü güçlerin yeniden bir kez daha ayağa kalkışıdır. Aslında hep ayaktaydı. Ancak strateji bağlamında öncü gücün baş etmek zorunda kaldığı zorluklar düşünülürse belli zamanlardaki hareketini ayağa kalkma diye nitelemek çok yanlış sayılmaz. Öncü güçlerin 2014 yılında kazandığı hareketlilik ABD emperyalizmine yönelik Türk halkının direncini pekiştirmiştir. Öncü gücün 5 yıl öncesinden başlayan ve ülkemizin bugün farklı bir konumda yükselişini simgeleyen bu başarısı 75 yıllık antiemperyalist savaş stratejimizin mazlum milletler adına tarihsel sürece atılan bir diğer çentik olduğunun kanıtıdır.

Savaşan taraflar olduğuna göre bir tarafın (bu örnekte Türkiye) öncü güçlerinin başarısı diğer tarafta nasıl yansır? Stratejisini gözden geçirir. Bu amaçla taktiksel girişimlerde bulunur. Asıl istediği zaman kazanmaktadır. Ancak bu zamanı kendi ürettiği için kazanamaz. Çünkü bilir ki zaman onun aleyhine işlemektedir. Bu nedenle tercihi karşı tarafın zamanı kötü kullanması, oyalanması ve zamanını kaybetmesidir. Öncü gücün kazanımı karşı tarafın stratejik kaybıdır. Bu kaybın -en az zararla- dengelenmesi karşı tarafın tek amacıdır. Kaybeden ABD’ dir. Kazanan Türkiye’nin öncü güçleridir. Türkiye’nin stratejisi hem doğrulanmış hem de uzun dönemde gerçek ve nihai utkunun yolunu açmıştır.

ABD ne yapacaktır? Her zaman yaptığını! Politik psikoloji araçlarını devreye sokacaktır. Türkiye için zaman kaybı yaratacaktır. Türkiye’nin kaybettiği zamanı kendi lehine kullanarak ya yeni bir strateji geliştirecek ya da Türkiye’nin savaş iradesinde gedikler açılmasını bekleyecektir.

Şu an bunların yaşandığı bir noktaya geldik. Soçi mutabakatı sonrasında konuşulanlara bakın:

  1. Türkiye Rusya ile devriye atarken bekletilmekte kayba uğramaktadır.
  2. Türkiye’nin gündeminde federasyon vardır.
  3. Tahliyeler var. İade-i itibar en önemli sorunumuz(!) haline getiriliyor.
  4. KHK ile atılanların akıbeti, haksızlıklar vs.
  5. Cumhurbaşkanı ABD’ye gitsin mi gitmesin mi?

Politik psikoloji araçları kullanılırken hileli yönlendirmeler ön alır. Geleneksel olarak ‘cambaza bak’ hilesi aracılığı ile yer alan düzenbazlık ve göz boyacılığıdır.  Çin’den kalkıp Avrupa’ya ulaşacak olan tren Ankara garında durak verdi. Ne baktık ne de görüyoruz. Kendi gemimizden kendi füzemizin denemesi yapıldı. Başarılı! 6 ay içinde TSK yerli üretim silah dağarında yer alacak. Vecihi Hürkuşlar her yerde! Asel-San’da, Roket-San’da, Havel-San’da! Bakıyor musunuz? Bakınca görebiliyor musunuz? Ülkenin pek çok yerinde başlayan yerli tohum hareketinden haberdar mısınız?

Yurtsever olmak öncü gücün içinde yer almak için yeterlidir.  Öncü gücün andığım başarısına sahip çıkmak adımıza bağlı andımız olmak zorundadır. Öncü gücün dikilişinde kırılganlığa yol açabilecek, dedikodudan öte anlam taşımayan nafile çabalara karşı dikkat etmek ve hayatın akışına saygı duymak buna göre davranmak gerekir diye düşünüyorum.