fbpx FARK ANI | Ankara Havadis

FARK ANI

Görünen o ki Melih Gökçek belediyecilik anlayışıyla ekol olmuş.

Büyükşehir belediyesi ile farklı partilerden olunması ilçe belediyelerin işini güçleştiren bir olgu gibi sunulur her zaman. Bu, basiretsiz, iş bilmez belediyecilerin yüzlerine gözlerine bulaştırdıkları, beceremedikleri belediye hizmetlerine elde tuttukları kılıftır. Uzun yıllar önce Çankaya Belediye Başkanı Doğan Taşdelen bu safsatanın ekmeğini çok yemiş, kayda değer bir hizmet vermemesine karşın Melih Gökçek ile atışarak epey popülarite sağlamıştı. Sağladığı popülarite o kadar büyük oldu ki Karayalçın karşısında aday olup Melih Gökçek’e büyükşehir belediyesini altın tepside yeniden sunmuş birisi olmasına karşın oğlunu Çankaya Belediye başkanı yapmayı da başardı 2014 yılında. Başarısının, kendi dışında iki dönemi kimseye göstermeyen Çankaya’da oğlunu yeniden aday yapmayı başaracak kadar büyük olduğunu 31 Mart seçimleri öncesi gördük. 

Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen de Ankara Büyükşehir Belediyesinin rakip partide olmasını yeri geldikçe kullandı. Beş yıllık belediyeciliği döneminde kayda değer, akıllarda kalıcı tek işi olmayan, park açılışında konser sarmalında gülen pozlar vermenin ötesine geçmemiş bir belediye başkanının partisince yeniden aday gösterilmesi makul değil.

Ama artık devir değişti!

Artık Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve Çankaya Belediye Başkanı aynı partiden. Tabi Alper Taşdelen’in bu sefer de hükümet başka demesini bekleyebiliriz. Politik açıdan iyi de bir motivasyon aslında. Ama babasının ve kendisinin kullandığı güvenilir bir safsata ortadan kalmış durumda. Ve ne yazık ki görünen köyün adı Gökçek.

Ankara’da hangi semti, meydanı, yaya bölgesini ele alırsak alalım Sakarya ayrı bir yere sahiptir. Biraz da İzmir Caddesi benzer bir havayı taşır. Araç trafiğine kapalı, insan bolluğu olan, mesai saatleri dışında da bir hareketi olan tek yer Sakarya’dır. Adını da Sakarya Meydan Savaşından alır ki bu savaş Ankara’nın kendisi ve Türkiye adına ya kurtuluş ya ölüm dediği savaştır. Seçimden hemen sonra Ankara Büyükşehir ve Çankaya el birliğiyle bir yenileme çalışması başlattı. Bolca beton döktü, mermer döşedi, üstüne de havuz dikti.

Gökçek seçildiği ilk döneminde gördüğü her yere havuz dikmiş, bu anlamsız işi bolca eleştirilmiş, en sonunda “fıskiyem” diye diye bir kenara atılmıştı. Görevi Ankara’yı müteahhitlerin insafına bırakmak olan eski başkan odaları, halkı, basını, kendi partisini bile karşısına alacak kadar şımarmış, sonunda da yediği tekmeyle oyun dışına çıkmıştı. Alper Taşdelen de eline geçirdiği olanağı aynı yolu izleyerek kullandı.

Sakarya gibi özel bir alanın planlaması geniş halk görüşüne başvurularak, seçenek oluşturarak olmalıydı. Bir belediye başkanı aklına geleni uygulamakta ikirciklenmemekle ancak hangi ekole ait olduğunu göstermiş oldu. Sakarya Caddesi’nde telefoncular, batakhaneler, 1 liracılar filan olmaz; insanların taciz edilmeden rahatça dolaşması, çiçek, balık alması, uyuşturucu ve fuhuşun kol gezmediği yerlerde ister öğlen ister akşam içkisini içebildiği veya bir simitçide, pastanede oturduğu rahat, güvenli, bakımlı bir yer olması için kafa yormak zor geldi herhalde.

Üstelik çiçekçiler arasındaki heykelin yerine yapılan havuzun yerindeki taş heykelin ortadan kaybolması, önceki belediye başkanı tarafından uluslararası heykel atölyeleriyle Sakarya’da yapılan ahşap heykellerin kalktığı gözlenmekte. Geriye kalan bir heykelinse üstünde etiketi de gözükmemekte. Sakarya Meydanı sanatın, sohbetin, çiçeğin, balığın, Turşucu Hüsmen Aga’nın, Rumeli’nin, Göksu’nun insan yetiştiren, kente kimlik kazandıran, Kurtuluş Savaşımızın kentin ortasında yaşayan anıtına dönüşmesi gerekirken Gökçek hayaletince daha da yerle bir edilmiş görüntüsü Gökçek’in bir ekol olduğunu, Taşdelen’in de o ekole ait olduğu izlenimini veriyor. Görülmekteki Alper Taşdelen ile Melih Gökçek arasında aradığımız farkları göremiyoruz.

Mansur Yavaş içinse sınav, Ulus’ta Sobacılar Çarşısından başlayıp bir ucu Polatlı bir ucu Haymana’da Sakarya Savaşı Cephesinin iki ayağına varan bir Kurtuluş Hattını var etmeyi hedefleyip hedeflememekle verilecektir.

sakarya-caddesi-yazı