fbpx Ankara Havadis

Ak Parti Dış İlişkiler: "Çin Dostumuz"

Ak Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Burhan Kayatürk, Türkiye - Çin İş Forumu toplantısında konuştu. Sonrasında soruları yanıtlayan Kayatürk, iki ülke arasındaki ekonomik ve kültürel işbirliğinde geleceğin parlak ve verimli geliştiğini vurguladı.

Ak Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Burhan Kayatürk, TÜSİAD’ın 5 Kasım’da İstanbul’da düzenlediği “Türkiye - Çin İş Forumu” toplantısındaki “Türkiye Çin Ekonomik İlişkileri Işığında Kuşak ve Yol Girişimi” temalı panelin de konuşmacı oldu. Kayatürk, Çin ile ekonomik ilişkilerin çerçevesini değerlendirdi. "Dünyanın her tarafındaki siyasi partilerle biz görüşmeler yapıyoruz. Hatta birçok partiyle protokol imzalıyoruz. Çin Komünist Partisi’yle bizim karşılıklı protokolümüz var" dedi.

"Dünyanın her tarafındaki siyasi partilerle biz görüşmeler yapıyoruz. Hatta birçok partiyle protokol imzalıyoruz. Mesela, Çin Komünist Partisi’yle bizim karşılıklı protokolümüz var. Aynı zamanda bizim Güney Afrika’daki Afrika Ulusal Konseyi’yle anlaşmamız, protokolümüz var. Avrupa Birliği’nde bulunan birçok partilerle de bizim bu şekilde anlaşmalarımız var. Biz parti olarak onlara gidiyoruz, onlar parti olarak bize geliyorlar. Biz sadece Ak Parti’nin dış politikasını anlatmıyoruz. Sadece Türkiye’nin de dış politika anlayışını anlatmıyoruz. Aynı zamanda gittiğimiz yerde, bunlarla birlikte ekonomiyi anlatıyoruz. Ekonomide Türkiye’nin geldiği noktayı, yatırıma ne kadar uygun bir saha olduğunu, konumunun önemini, bu konuma yatırım yapacak yatırımcının da çok hızlı dönüşüm yapacağını anlatıyoruz. Bu bağlamda ÇKP ile birkaç program yaptık, onlar bize geliyor, biz onlara gidiyoruz."

UYGUR MESELESİNDE SADECE CNN’YE BAKMAYIZ

Kayatürk, Uygur Türkleri konusundaki iddialara ve kışkırtmalara ilişkin, "Batı kaynaklarıyla hareket edemeyiz, kendi bilgilerimizle hareket etmek zorundayız" dedi.

"Türkiye’de tabii bu konu konuşuluyor. Gözlerimizi tamamen kapatmış değiliz. Biz aynı zamanda Batı kaynaklarıyla da hareket etmek istemiyoruz. Hem batıdaki insan hakları örgütlerinin Türkiye’ye, dünyaya sunduklarını çalışıyoruz, hem Çinlileri dinliyoruz, hem Çin’den, özellikle Uygur bölgesinden Türkiye’ye gelenleri dinliyoruz. Bizim burada anladıklarımızı, biriktirdiklerimizi, Çin hükümetine sunuyoruz. “Bize gelen bilgiler budur, bu bilgilerin ne kadarı doğru, ne kadarı yanlış?” diyoruz. Bu konuda, New York Times, The Washington Post, Economist, CNN veya BBC’nin bize verdiği bilgilerden ziyade kendi bilgilerimizle hareket etmek istiyoruz."