fbpx Ankara Havadis

Bilim dünyası tatlıya onay verdi!

Bilimsel çalışmalar, yemek tercihlerinin kişinin karakterini ve olaylar karşısındaki tutumunu değiştirebildiğini ortaya çıkardı. Araştırmalarda, acı tüketenlerin değer yargılarının daha katı, tatlı tüketenlerin ise uyumluluk düzeyinin yüksek olabildiği görüldü

Koku ve tat algısıyla ilgili araştırmalar yapan Kulak Burun Boğaz uzmanı Doç. Dr. Esin Yalçınkaya, bu konuda yapılan bilimsel çalışmalardan elde edilen sonuçlara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Koku duyusunun insanın tüm iç güdüleriyle ilişkili olduğunu belirten Yalçınkaya, anne ile bebek arasındaki bağın kurulmasında ya da kişinin birine aşık olmasında kokunun önemli yere sahip olduğunu söyledi.

Yalçınkaya, koku duyusunun kişinin mutluluğu üzerinde de etkili olduğunu vurgulayarak, hiç koku almayan birinin mutluluk uyaranlarının koku alanlara oranla daha düşük olduğunu ifade etti. Kokunun tatla da yakından ilişkili olduğunu aktaran Yalçınkaya, koku alamayan kişilerin çoğunlukla tat da alamadıklarını anlattı.

Kokunun bazen geçmişe dönük anlara çağrışım yaptığını ve hafızanın tazelenmesini sağladığını aktaran Yalçınkaya, koku alamamanın parkinson, alzheimer gibi nörolojik hastalıkların ilk belirtisi olabileceğine dikkati çekti. Yalçınkaya, "Alzheimer, her şeyi unutma demektir. Böyle hastalıklar, önce koku alamamayla başlayabiliyor" dedi.

Yalçınkaya, yemek tercihlerine göre kişisel özelliklerin de değişebildiğini belirterek, "Acı tüketenlerin tatlı tüketenlere göre daha sert ahlaki yargılamalar yapabildiğine, uyumlu kişilerinse tatlıyı daha çok sevdiklerine dair bilimsel çalışmalar var. Ayrıca araştırmalarda baharatlı yiyecek sevenlerin heyecan arayan kişiler olabileceği de saptanmış" ifadelerini kullandı.