fbpx KAVAKLIK DEĞİL ORMAN! | Ankara Havadis

Son Dakika

KAVAKLIK DEĞİL ORMAN!

 

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ODTÜ Rektörlüğüne hemen bir öneri sunarak yurt ihtiyacının herhangi bir ağaç kesilmesine gerek kalmadan karşılayacaklarını bildirdi. Bu önerinin dikkate alınmaması üzüntü verici, yanlış bir karardır.

ODTÜ Ormanları Ankara’da yaşayan herkesin aldığı nefese hatırı sayılır katkı veren bir değer. Özel mülk ve istendiği gibi kullanılır bir alan değil. Atatürk Orman Çiftliği de Cumhurbaşkanlığı Konutu yapımı dolayısıyla tarifsiz üzüntülere yol açan dev bir katliam yaşadı. Yoktan yere. Şimdi de ODTÜ’de 1500 öğrencilik bir yurt yapılıyor ve eğer ODTÜ öğrencilerinden talep olmazsa yurda başka okul öğrencileri de alınmayacak! Kıt kaynaklarımızla eğitim gibi olmazsa olmaz bir alana böylesi çarpık bir yatırım yapmak için herhalde okumuş olmak gerek!

Ormanlık alana, içinde kimsenin kalmamasını göze alarak kamu kaynaklarını israf ederek yurt yapacağız!

Türkiye son beş yılında hepimize önyargılarımıza teslim olmaktansa olgulara bakmamız gerektiğini öğretti. Bu temel üstünde ülkemizin Atatürk Devrimleri rotasına girmesi ve ilerlemesinin olanağı doğdu. Büyük saldırıları olgunun kılavuzluğunda doğru yorumlayarak, açıklayarak insanları ikna edip püskürtebildiğimizi gördük. Bu, aynı zamanda yöntem bilgimizi tazeledi, diriltti. Düşmanımın düşmanı dostum ya da düşmanımın dostu düşmanın veya düşmanımın savunduğu karşıtım gibi önyargının, düne bulanmışlığın pençesine düşeceğimiz yaklaşımları benimseyemeyiz.

Öncelikle kentimizin sorunu ağacının, ormanının, toprağının gözü dönmüş müteahhitler tarafından talan ediliyor olmasıdır. Eğitim hakkının her bir gencimizin hakkı olduğu tartışmasızdır ve bu hakkın sunulması zorunlu kılmıyorsa doğaya zarar vermeyi içermemelidir. ODTÜ Ormanları –lik, -lık eki getirilip talan edilmesine ses çıkarılmayacak, bunu savunacak kadar değersiz, basit bir kaynak değildir. Şehir hastanesi gibi düpedüz yanlış bir müteahhitlik dolayısıyla baskı altına alınan, kesilen, linç edilen ODTÜ Ormanlarının kalanını savunmak gerekirken onu da içinde kimsenin kalmamasını göze alarak betona feda etmek kesinlikle yanlıştır. Okulun hemen yanındaki semtlerde ya da belediyenin ulaşım desteğini güvence altına alarak bir başka semtte bir arsada yurt tesis edip ihtiyaca göre diğer okulların öğrencilerinin de kullanabileceği bir seçeneği savunmak, var etmek varken orman talanı kabul edilemez bir yanlıştır.

Yurt ihtiyacı duyduğu varsayılan öğrenci sayısı 1500 ise ODTÜ ormanından fayda gören kişi sayısı 5 milyonluk Ankara’dır. ODTÜ Rektörlüğü öğrenci gereksinimine göre hareket ederken sayın Mansur Yavaş, Ankara’nın tamamını dikkate alarak öneri götürmüştür.

1500 kişi için yurt iki kişilik oda deseniz 750 daire eder. 750 dairelik bir inşaatın sonuna çekim eki getirip insanların algısında plastik ağaca çekilen kavak-lık alanına sığar mı? Otoparkı, yolu, kafesi, restoranı ve toplamıyla orman tırpanından başka nedir? Üstelik bir de kavak olan yerde ot bitmez gibi anormal iddialara kadar varan kavak düşmanlığı çıkarmak hayret vericidir.   

Bugün Ankara’da yeşili savunmak hepimizin önde gelen görevidir. Nasıl ki yurt savunmasında iki gemiyi tanımlıyorsak Ankara savunmasında da temel hedefimiz yeşili ve Cumhuriyetimizin anıt eserlerini savunmaktır. Ankara’da teneffüs edilen havanın egzoz ve çimento artığı olmasının önüne geçmek, planlı ve verimli büyümeyi, üretimi, eğitimi, sağlığı savunmak, tartışmak öncelikli sorundur. Bu soruna müdahale edemeyip yeşili kimin savunduğuna bakıp –lık çekim ekine sığınmak olmaz.  

Bir başka açıdan da kavakları kavaklık, meşeleri meşelik, çamları çamlık diye basitleştirirsek neyi koruyup savunacağız? 2 milyonu aşan üretilmiş ve boş konut ülkesinde tek bir beton mikserinin dönmesi nasıl savunulabilir?

Öğrencilerin gereksinimleri önemlidir ve bu gereksinimler orman dışı alanlarda karşılanabilir.