fbpx Doğanın Öfkesini Dindirelim | Ankara Havadis

Son Dakika

Doğanın Öfkesini Dindirelim

Bütün dünyada halk sağlığı tehlikede. Çin’de başlayıp kısa zamanda her yere yayılan Korona virüsü insanoğlunu tehdit ediyor. Hemen her ülkede acil önlemler gündemde. Bunun için devletler çok ciddi çalışmalar yürütüyor. Büyük kaynaklar harcanmaya başlandı.

İnsanoğlu tarih boyunca büyük salgınlarla, büyük kırımlarla karşılaştı. Hepsini de atlatmayı, yenmeyi bildi sonunda.

Elbette “Korona”yı da yeneceğiz. Buna şüphe yok! Tereddütte olduğumuz bir iki gerçek var ki “asıl önlem kaynağı”, geleceğin sağlık garantisi bunlar. Birincisi, hani o kesip kesip acılar içinde bıraktığımız, yakıp yıkıp yok ettiğimiz ormanları yeniden canlandırmak. Ne yazık ki biz; doğanın akciğerlerine acımasızca hançer sapladık. Sonunda ne tufanlar yaşadık, ne kasırgalar geçti üzerimizden, ne yıldırımlar düştü belleğimize…

İkincisi de nehirleri, gölleri, denizleri içindekilerle birlikte temiz ve canlı tutmak. Sürü sürü karaya vuran balıklar, intihar etmek isteyen foklar, balinalar, yunuslar da aklımızı başımıza toplamamıza yetmedi. 16 Ocak 2020’de Avusturalya’da beş bin yabani deveyi keskin nişancılar tarafından katlettik. Sanki kuraklığın kaynağı onlarmış gibi... Yazık bize, yazık gelecek nesillere!

Bugün, doğaya karşı duyarsızlığımızın, acımasızlığımızın cezasını çekiyoruz. Avladığımızda büyük zafer kazanmışçasına elimizde silahla başında poz verdiğimiz ceylanların, dağ keçilerinin, tavşanların da ahı tutuyor belki. Yaşam alanlarını yok ettiğimiz için, sık sık avladığımız için nesli tükenen hayvanlar oldu. Oysa her canlının bu dünyada yaşama hakkı olduğunu, aynı zamanda doğal dengenin korunmasında etkili olduğunu biliyorduk hani! Oysa hayvanların hemen hepsi insan dostudur. yıllar yılı onlarla aştık dağları, ovaları; onlarla yük taşıdık, onlarla sürdük sabanı, onlarla ürettik, onlarla kazandık; onlarla sürdürdük yaşamımızı. Hiç unutmam, çok sevdiğim eski Foça’da ne zaman denize girsem, sürü sürü, renk renk balık sarardı etrafımı; beraber yüzerdik, yanımdan ayrılmaz bana eşlik ederlerdi. Hele birkaç yıl önce yitirdiğimiz köpeğimiz Sütlaç’ın beni iki kez kurtarması ne zaman aklıma gelse yüreğimi sızlatır.

Evet, çıkar için, para için, hırs için yok ettiklerimiz şimdi bizden öç alıyor.

Bundan sonrası için, çocuklarımız, torunlarımız için fabrika atıklarını salmamalıyız, savaşmamalı; tarihin, Hiroşima benzeri utanç tablosuna düşmemeliyiz. Bütün dünyada iş birliği, elbirliğiyle hareket etmeliyiz. Tabii önce emperyalistler, kapitalist sistem; aklını başına toplamalı, sömürü düzenini çöpe atabilecek cesareti göstermelidir. Eğer o denli güçlü iseler dünya halklarının kaderini belirlemede olumlu adım atma erdemini göstersinler. Yüzyıllardır sülük gibi kan emmeye doymadılar mı? İyilik havarisi görünüp Afrika’nın, Asya’nın zenginliklerini taşıdılar, çaldılar yıllarca. Bu halkları açlığa mahkûm ettiler.

Artık yeter diyoruz ey insanoğlu, artık yeter! Doğanın öfkesini dindirmedikçe daha ne felaketler yaşayacağız kim bilir!