fbpx KİMLER KİMLERLE | Ankara Havadis

KİMLER KİMLERLE

Temmuz 2013’te yapılan ‘Gazdan Adam Festivali’, tarihin en büyük kumpaslarından birisi olan ‘Ergenekon’ tertibine meydan okuya, AKP-FETÖ-PKK birlikteliğine en büyük darbeyi indirenlerle, Haziran Ayaklanmasında müteahhit çıkarlarını en başa yazan, bunu yaparken değer tanımayan çağ dışı zihniyete karşı ayaklanan halkı omuz omuza getiren bir içeriğe sahipti. Bu festivale örneğin Gezi’de hükümete karşı darbe eğilimini görüp kaçan HDP yoktu. FETÖ de yoktu.

Ergenekon tertibinde de Haziran Ayaklanmasında da sosyalistler, Kemalistler, milliyetçiler yan yana geldi. Bu üç kesimin yan yana gelmesi çok geniş kesimlerde büyük bir çarpan etkisi yarattı, ortaya çıkmaya başlayan ve Türkiye karşıtı olduğunu rahatça belirleyebildiğimiz kesimler arasındaki yarılmaları hızla derinleştirdi. Bu yarılmalar olurken karşı kesimden bu tarafa gelenler olduğu gibi bu taraftan karşı tarafa savrulanlar da oldu.

Siyasi partiler, kitle partisi niteliğini benimsediklerinde içlerinde uzlaşması olanaklı olmayan sınıfların ve birbirini dışlayan toplumsal kesimlerin temsilcilerini, her yana göz kırparak, kaynaklar el verdiğince herkesi memnun etmeye çabalayarak bir arada tutmaya çalışırlar. Diğer yandan program veya ideoloji partileri tanımlı metni benimseyen, bunu savunan daha net ve kristalize bir tabana dayanırlar. Türkiye’de bugün bu iki uç arasında genişleyip daralan türde siyasi parti esnemeleri de görebilmekteysek de herkes eninde sonunda aslına rücu eder.

AKP de bir kitle partisi olarak uzlaşmaz kesimlerin iktidar olma hedefiyle bir araya geldiği bir ittifak bütünüydü. Ancak iktidarı partiyle özdeşleştiren, bunu halkın çıkarlarını değil de parti içindeki gemi eline alanın çıkarını gerçekleştiren bir araç olarak gören kafa yapısının müttefikini de arada harcamaya kalkışması sürpriz olmadı. Gezi gibi büyük bir halk hareketinin alttan alta zaten itekleşmeye başlamış iktidarda çalkantı yaratması kaçınılmazdı. Çünkü yukarıda Gazdan Adam Festivalinde bir araya gelen gücün yarattığı ivme, önü alınmazsa Türkiye’nin eksenini değiştirme gücüne sahip bir ivme olacaktı. Zaten öncesinde eşgüdüm ve işbirliği kapasitesinde çatlaklar oluşmuş iktidar bloğu açısından bu ivmeye karşı güçlü durmak olanaklı olamazdı. AKP içinde Erdoğan’ın başını çektiği grup, olması olanaksız gibi de gözükse, Gazdan Adamda bir araya gelen ivmeye eklemlenirken FETÖ ve PKK ile hemhal olan blok unsurları Gazdan Adam’da yer alan sosyalist, Kemalist ve milliyetçi unsurları, Erdoğan’ın bu tarafa geldiğinden hareketle kendi yanına çekmeye girişti.

Böyle bakıldığında bir grup FETÖ+PKK düşmanlığı bir kısım da Erdoğan düşmanlığını ileri sürerek kendi konumunun doğruluğunu kanıtlamaya girişti. Fakat olgunun kendini dayatması ileri sürülen kanıtları ezip geçen bir silindir niteliğine büründü. Erdoğan’a düşman deyip onu düşman görenleri kendine dost bilenler batı basının manşetlerinden Kandil Dağının tepesine kadar batıcı, neoliberal, dinci gerici, etnik bölücü, emperyalist bir sürü ve hepsi birbirinden ters müttefikle sıra arkadaşı oldu. Hiçbir sosyalist, Kemalist ve milliyetçi bu sayılanlarla bir dakikalığına bile yan yana gelmeyi teorik olarak açıklayamayacağı gibi pratik olarak temsil ettikleri düşünceye ne gibi bir yarar sağladığını da açıklayamaz. Diğer yandan Erdoğan ile yan yana olanlarsa kolaylıkla emperyalizme, etnik bölücülüğe, dinci gericiliğe karşı Türkiye’yi savunduklarını ileri sürebilir, bunu kanıtlayabilir.

İsteyen yeniden Gazdan Adam haberlerini bulup okuyabilir. Kim gelmiş kim gitmiş, kim kiminleymiş. Henüz belleklerimiz anımsama yetisini çok da yitirmeden, o günlerden başlayan Erdoğan düşmanlığı manipülasyonunu hep birlikte aklımızda deşifre edip ülkemizin geleceğini Pensilvanyanın sümüklü mendil yiyen zevatları ile Kandilin canlı bombalarıyla savunabileceğimiz yanılgısından kurtulalım. Çünkü bugün artık hepimizin Türkiye’yi üreten, istihdam sağlayan, geliştiren bir ülke yapmak için hükümete muhalefet etme, doğruya yönlendirme görevimiz var. Görünce kaçtığımız bozulmayan yoğurttan, ithal sığırdan, hormonlu domatesten kurtuluşumuz her şeyin yanıtını Erdoğan düşmanlığına tahvil eden zararlılarda değil köylünün, sanayicinin, bilimin, sanatın test üretmesinin önünü açacak birliğimizdedir.